Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3429 E. 2011/4285 K. 14.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3429
KARAR NO : 2011/4285
KARAR TARİHİ : 14.07.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 4, 132 ada 2, 3, 4, 135 ada 17, 38 ve 39 parsel sayılı 10.310,98 m2, 1.137,25 m2, 58,27 m2, 7,96 m2, 10.623, 17 m2 , 5.044,71 m2 ve 8.003,81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 132 ada 2 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle davalı … adına, 131 ada 4, 135 ada 17 ve 39 sayılı parseller irsen intikal, taksim satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar… çocukları … ve arkadaşları adına, 132 ada 3 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 132 ada 4 sayılı parsel irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı murisi … mirasçıları adına, 135 ada 38 sayılı parsel ise irsen intikal, ifraz, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Salih ve Havva … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, çekişmeli 135 ada 17, 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ağaçlık, çalılık yerlerden olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ve müdahil Hazinenin davalarının reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … ile müdahil Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’ın;
A) 131 ada 4, 132 ada 2, 3, 4 sayılı parsellere yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
B) 135 ada 17, 38 ve 39 sayılı parsellere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine ,
2- Müdahil Hazine vekilinin 135 ada 17, 38 ve 39 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, tarım arazisi olduğu, davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hazine ile davalı taraf arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Mahkemece taşınmazlar üzerinde yapılan 15.05.2003 tarihli keşifte; çekişmeli taşınmazların ağaçlarla kaplı olduğu, zeminde fındık tarımı yapıldığına dair herhangi bir belirti olmadığı, üzerlerinde meşe ve orman güllerinin bulunduğu mahkeme gözlemi olarak yazılmış, keşfe ziraai bilirkişi götürülmemiştir. Mahkeme, bu gözlemi nedeniyle Hazine’ye davayı ihbar etmiş ve Hazine 135 ada 17, 38 ve 39 sayılı parseller yönünden davaya katılmıştır. Mahallinde yapılan ikinci keşif sonucu düzenlenen ziraai bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazların fındık bahçesi niteliğinde olduğu, üzerinde tarımsal nitelik kazanmış meşe, ıstırıç, kızılağaç ve ladin ağaçları bulunduğu belirtilmiştir. Orman mühendisi bilirkişi, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Yasa’nın 2/B uygulamasına göre orman sınırı dışına çıkarılan, orman sayılmayan yerlerden olduğunu, % 65 eğimde bir yamaç üzerinde yer aldığını ifade etmiştir. Taşınmazların niteliği husunda 1. keşifte tutanağa geçirilen mahkeme gözlemi ile 2. keşif sonucu alınan ziraai bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmakta olup mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup tespit edilmeli; 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca yapılan uygulamaya ilişkin tutanak ile haritası, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirtilerek üç kişiden oluşan yerel bilirkişi kurulu yardımı ve üçer kişiden oluşacak ziraatçı ve ormancı bilirkişi kurulunun katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler aracılığı ile 2/B uygulama tutanağı ve haritası, amenajman planı, memleket haritası ve hava fotoğrafları zemine uygulanarak, uzman bilirkişi kurullarından taşınmazların niteliği, orman içi açıklık olup olmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınmalı, yan görünüş krokisi çizdirilmeli, yöntemince orman araştırma ve incelemesi yapılmalıdır. Taşınmazların öncesinin orman olmadığı saptandığı takdirde, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, taşlık, çalılık gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, imar ve ihya yapılmış ise kim tarafından, hangi tarihte başlandığı, tamamlanmışsa hangi tarihte tamamlandığı, kim tarafından ne kadar süreden beri ve ne şekilde tasarruf edildiği, üzerindeki ağaçların kim tarafından ve hangi tarihte dikildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, taşınmazların özelliklerini gösterir farklı yön ve açılardan fotoğrafları çekilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.