YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9464
KARAR NO : 2010/347
KARAR TARİHİ : 29.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 172 ada 39 parsel sayılı 2884,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın muris … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda delillerini bildirmesi konusunda davacıya verilen kesin süreye uyulmaması nedeni ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; delillerini bildirmesi konusunda davacıya verilen kesin süreye uyulmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, dosya kapsamına göre davalılar … ve …’ın diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil eden davalılar … ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31.maddesi hükmüne göre, avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan tayin ve takdir olunur. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı Kanun’un 36/2.maddesi uyarınca ilgili parsele ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri gözönünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca, davanın davalılar … ve … yönünden red kararı ile sonuçlanması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31 ve 36/2.maddelerinde belirtilen hükümler gözönünde bulundurularak kendilerini vekille temsil eden davalılar vekiline vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.