YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9217
KARAR NO : 2011/4365
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 109 ada 3 parsel sayılı 17922.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro çalışmalarında tapu kaydına ve miktar fazlası yönünden imar-ihya, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, ayrı bir tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm … dışındaki davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ortak miras bırakandan kalmadığı, davalı tarafından 3.şahıstan alındığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf ayrı bir tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmış olup delil olarak tapu kaydı, harici sözleşme ve tanık beyanlarına dayandığı halde mahkemece söz konusu tapu kaydı tesisinden itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, taşınmaz başında bu tapu kaydı ile harici sözleşme yöntemine uygun olarak uygulanmamıştır. Ayrıca davacı tanıklarından yalnızca Ahmet Kanca’nın dinlenilmesi ile yetinilerek diğer iki davacı tanığı dinlenmemiş olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın tespiti tapu kaydına dayalı olmasına rağmen mahallinde usulüne uygun olarak uygulanmamış, kapsamı kesin olarak belirlenmemiş, miktar fazlasının kimden ne şekilde intikal ettiği ortaya konulmamıştır. Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın dayanak tapu kaydı ile kadastro çalışmalarında revizyon gören tapu kaydı tesisinden itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, varsa dayanakları istenilmeli, kadastro çalışmalarında revizyon görüp görmediği sorulmalı, nizalı taşınmazı çevreleyen parsellerin tapu kaydı ile tutanak suretleri ve varsa dayanak kayıtları da getirtilmeli, çekişmeli taşınmazı ve çevreyi iyi bilen kişiler arasından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişiler hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dayanılan tapu kayıtları ve tapu dışı sözleşmenin kapsamları kesin olarak belirlenmeli, komşu parsellere ait tapu kayıtları, tutanak suretleri ve varsa dayanak kayıtları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanları denetlenmeli, fen bilirkişisinden dayanak tapu kayıtları ile sözleşmenin kapsamını belirtir gerekçeli rapor alınmalı, raporunda taşınmazın sınırlarını göstermesi istenmeli, taşınmazın öncesinin Temel Türk’ten mi yoksa tarafların ortak miras bırakanları Nazir Türk’ten mi geldiği kesin olarak tespit edilmeli, ortak miras bırakandan geliyor ise tüm mirasçıları ya da temsilcilerinin katıldığı rızai paylaşma sonucu yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği araştırılmalı, senet tanıkları dinlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.9.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.