YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3952
KARAR NO : 2016/9319
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2012/181-2014/132
DAVACI : …
DAVALILAR : …
…
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekilinin davalı … ile imzaladığı yazılı sözleşmeye istinaden teslim edilecek mallar için 2 adet çek verdiğini, davalının malları teslim etmediğini ve diğer davalı bankaya çekleri rehin cirosu ile verdiğini belirterek müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve çek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, çekleri davalı bankadan kullandığı kredilere karşılık temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Vakıflar Bankası … vekili, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, şahsi def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı …’ın sözleşmede yazılı malları davacıya teslim etmediği, davalının çekleri diğer davalı bankaya verdiği, çek tevdi bordrosunda çeklerin teminat olarak verildiğinin yazılı olduğu, bu açıklamanın rehin cirosu mahiyetinde olup çeklerde rehin cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çek iptali için gerekli şartların oluşmaması nedeniyle çek iptali talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalı …’ın adli müzaharet talepli temyiz dilekçesi üzerine Dairemiz tarafından adli müzaharet talebinin reddiyle eksik temyiz harçlarının yatırılması için dosya mahalline geri çevrilmiş, temyiz harçları yatırılmadığından mahkemece 13/07/2015 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı dava konusu çeklerde keşideci, davalı … lehtar ciranta, davalı banka ise lehtar cirantadan ciro yoluyla çeki iktisap eden yetkili hamildir. Davacı keşideci, bedelsizlik iddiasına dayanarak menfi tespit isteminde bulunmuştur. TTK’nun 687’nci maddesine göre bedelsizlik def’i kişisel defi olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilir. Somut olayda, dava konusu çeklerin davalı lehtar … tarafından davalı bankaya kredi borcundan dolayı teminat amacıyla verildiği çek teslim belgesinden anlaşılmaktadır. Davalı bankanın çeki teminat olarak alması çekin bedelsizliğini bildiğini ve davacı keşidecinin zararına hareket ettiğini
göstermez. Teminat durumu davalı lehtar … ile davalı banka arasında olduğundan, hamil bankanın çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini göstermez. Davacı, davalı bankanın kötüniyetini kanıtlamadıkça, bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunamaz. Bu nedenlerle mahkemece, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.