Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11419 E. 2013/11309 K. 22.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11419
KARAR NO : 2013/11309
KARAR TARİHİ : 22.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “fen bilirkişisi raporunda (A, B ve C) harfleri ile gösterilen bölümler hakkında davalı Hazine’nin mera iddiasında bulunması nedeniyle usulünce mera araştırması yapılması, davacı ile babası İbrahim Bağatur ve tüm mirasçıları adına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereği belgesizden edinilen taşınmazların olup olmadığı da tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 01.09.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A, B ve C) harfleri ile gösterilen 5.571,00, 2.168,00 ve 3.344,00 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Dava, TMK’nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için; emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin dava tarihine kadar geçmesi ve taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlik yoluyla kazanılmaya elverişli olması gerekir. Davalı Hazine taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmayan mera olduğu iddiasında bulunduğuna göre bu yönde usulünce araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. 30.07.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda; “taşınmazın bulunduğu köyde toprak tevzi komisyonunca hazırlanan mera paftalarının bulunduğu mahkemenin başka bir dosyasında bulunan mera paftasındaki incelemede taşınmazın mera parselinde kalmadığı” şeklinde görüş belirtmemesi karşın toprak tevzi ve mera parselinin paftası getirtilmeksizin dava konusu yerin bütününü çevreleyecek ve çekişme konusu bölmü denetime elverişli bir şekilde gösterecek rapor alınmadan, taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli olup olmadığı duraksamasız şekilde belirlenmeden davacı yararına zilyetlik yolu ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan ve doğru yere ait uydu ve hava fotoğrafları getirtilmemiştir. Dava konusu taşınmaza ait dava tarihinden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı tarihte çekişmiş hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, fen bilirkişisi raporunda bahsedilen toprak tevzi komisyonunca hazırlanan mera paftaları ile il mera komisyonunca hazırlanan mera tahsis haritaları dosyanın içerisine alınmalı, bundan sonra, en az birisi öğretim üyesi seviyesinde olan 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile 3 kişilik jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı, dava tarihinden önceki yıllara ait temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, komşu 196 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas vergi kaydı getirtilerek taşınmazı ne olarak okuduğu saptanmalı, fen bilirkişisine mera parseli ile çekişme konusu taşınmazın bütününü çevreleyen ve bulunduğu yeri gösteren denetime elverişli rapor hazırlattırılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, çekişme konusu taşınmazların yeri hava fotoğrafları üzerinde işaretlenmeli, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve halihazır durumu zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, çevresinde bulunan taşınmazların niteliğinin ve çekişmeli taşınmazın çevre parsellerden ayırıcı unsurlarının ne olduğu, öncesinin mera olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, taşınmazın farklı açılardan ve tamamını gösterir şekilde fotoğrafları çekilerek bu fotoğraflar üstünde fen bilirkişisince taşınmazların sınırları gösterilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nendenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.