Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3067 E. 2012/2448 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3067
KARAR NO : 2012/2448
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 116 ada 6 parsel sayılı 4353,64, 136 ada 1 parsel sayılı 180,63, 134 ada 14 parsel sayılı 2184,38 ve 134 ada 5 parsel sayılı 500,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, çekişmeli taşınmazların yüzölçümlerinin hatalı olduğunu belirterek ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazların hisseleri oranında mirasçılar adına tescili için dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, murisin sağlığında taşınmazı davalıya teslim ettiği ve o tarihten beri davalı tarafından kullanıldığı anlaşıldığına göre davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 136 ada 1 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişme konusu 116 ada 6 parsel, 134 ada 5 ve 14 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı tarafın dayandığı hibe senedinin geçersiz olduğunun davacı tarafça ileri sürülmediği gibi ispat da edilemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı taraf muris tarafından çekişmeli taşınmazların 13.09.1975 tarihli “gayrimenkul hibe senedi” başlıklı bir senet ile kendisine bağışlandığını ve sağlığında kendisine teslim edildiğini iddia etmiş ise de, dosya kapsamına göre böyle bir teslimin varlığını kanıtlayamamıştır. Davalının dayandığı hibe senedi, parmak izli olup köy ihtiyar heyetinin bu parmak izinin satan kişiye ait olduğuna dair onayı bulunmadığından 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca bu tür senetlere değer verilemez. Ancak, bağışın her türlü delil ile ispatlanabilmesi mümkündür. Diğer taraftan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının

beyanlarından, senet tanıklarının hayatta olmadıkları anlaşılmaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları taşınmazların köylüler tarafından mirasçılar adına kullanıldığını bildirmişlerdir. Hal böyle olunca davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların … … mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı … ve …’un temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.