YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2226
KARAR NO : 2012/4208
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık …’ın İİK’nun 337/a maddesi gereğince üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2009/4173 esas sayılı takip dosyasında ticareti usulüne aykırı olarak terkettiğinden bahisle yapılan şikayet üzerine, sanığın yokluğunda Antalya 1. İcra Mahkemesinin 19/11/2009 gün ve 2009/1228 esas, 2009/1892 sayılı kararıyla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 337/a maddesi uyarınca üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık …’a duruşma gününün tebliği için çıkarılan meşruhatlı davetiyenin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilerek sanığın yokluğunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanunun 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; sanığın bilinen son adresinde usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmaması sebebiyle, anılan Kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligat geçerli olmadığı gibi, Tebligat Tüzüğünün 55. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28. maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı, bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01/12/2004 tarih, 2004/20415-12070 sayılı ilâmında da kabul edildiği, somut olayda sanık …’ın ticaret sicili memurluğuna bildirdiği ikametgah adresine çıkarılan meşruhatlı davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, adres araştırması yapılmaksızın yeniden ticaret sicil memurluğuna bildirdiği ikametgah adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiyenin tebliği ile yetinilmek suretiyle yargılama sanığın gıyabında yürütülerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuştur. Hal böyle olunca sanığa Tebligat Kanununda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle yeniden usulüne uygun olarak duruşma davetiyesinin tebliğini müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.