YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13849
KARAR NO : 2013/15121
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, şirkete ait kanepe fabrikasının kapatılarak, buradaki üretim ve sevkiyat birimlerinin merkez fabrikaya taşındığını, bu doğrultuda iş hacminin daraldığını ve özellikle idari işler ve sevkiyat personelinde daraltıma gidildiğini, güvenlik personeli, sevkiyat, şoför ve çaycı gibi pozisyonlarda daraltıma gitmenin söz konusu olduğunu, tüm şirket genelinde bir azalma söz konusu iken çıkarılması gereken personellerin başka birimde istihdam etme imkanının da bulunmadığını, davacının beyaz yaka personel olduğundan ve işçi olarak üretimde çalışması mümkün olmadığından değerlendirme imkanı olmadığını, bu pozisyonda aynı işi yapan üç personelden performansı düşük görülen davacının iş sözleşmesinin sonlandırılmak durumunda kalındığını, feshin geçerli sebebe dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının, işyerinde sürüm, satış olanaklarının ve siparişlerin azaldığı, iş gücü fazlalığının oluştuğu, davacıya başka bir birimde çalıştırilmak üzere teklifte bulunduğu hususları ile davacının performansının düşük olduğu hususunu ispat edemediği, feshin son çare ilkesi uyarınca davacıyı başka bölümlerde istihdam etme yoluna başvurmadığı sebepleriyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 03.06.1996-31.08.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde yatak bölümünde sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin bila tarihli fesih bildirimi ile davalı işyerinde son aylardaki sürüm, satış olanaklarının ve siparişlerin azalmasına bağlı olarak organizasyon yapılandırmasında değişim kararı alınarak, Kanepe üretim fabrikasının Merkez fabrikasına taşındığı, birleşme sonucunda, depo, sevkiyat, temizlik santral ve güvenlik gibi birimlerinde kadro fazlalığının ortaya çıktığı, norm kadronun oluşturulması sebebiyle personel ihtiyacının iş hacmine uygun hale getirilmesi zorunluluğu doğduğu, davacının başka birimde istihdam etme imkanı bulunmaması, teklif edilen birimde çalışmak istememesi ve davacının çalıştığı pozisyonda aynı işi yapan üç personelden performansı düşük görülen davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca her türlü kanuni hakları ödenmek suretiyle 31.08.2012 tarihi itibariyle feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, fesih bildirgesinde belirtilen ve fesih sebebi sayılan olaylara ilişkin olarak, işyeri birleşmesi sebebiyle istihdam fazlalılığı oluşup oluşmadığı, işyerinde sürüm, satış ve siparişlerin azalıp azalmadığı, fesih tarihi öncesi ve sonrasında davacı ile aynı vasıfta işçi alımı yapılıp yapılmadığı, davacının kısa bir eğitim ile başka bölümlerde çalıştırılma imkanı olup olmadığı, feshin son çare ilkesine uyulup uyulmadığı konularında, işletmeci, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetiyle gerektiğinde keşif yapılarak, işyeri belgeleri de incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece tanık beyanlarına dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.