Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5377 E. 2012/4752 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5377
KARAR NO : 2012/4752
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 60 parsel sayılı 437,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile paylı olarak davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın murisi … mirasçıları adlarına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı … hakkındaki davanın reddine, 1/2 payının muhafazasına, davalılar … ve … hakkındaki davanın kabulüne, davalıların çekişmeli taşınmazdaki 1/4’er paylarının tespitlerinin iptali ile … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taraflar yönünden kesin hüküm oluşturan Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2007 tarih ve 2005/76 Esas, 2007/83 Karar sayılı ilamında, tapudaki paylarına karşılık taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 300 metrekare yüzölçümündeki bölümünde davacının babası … ile davalı …’in birlikte paydaş oldukları belirlendiğine göre, taşınmazın doğu, batı ve güney sınırı esas alınmak suretiyle 300 metrekare yüzölçümündeki bölümü belirlenerek bu bölümün eşit olarak davalı … ile davacının murisi … mirasçıları adlarına, kalan kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak, çekişmeli taşınmazın belirlenen ortak payda üzerinden ve kimler adına hangi pay oranında tescil edileceğini gösterir şekilde hüküm oluşturulması gerekirken, ortak payda belirlenmeksizin farklı paydalarla tescil hükmü kurulması da isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.