Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6487 E. 2021/14088 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6487
KARAR NO : 2021/14088
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece (kapatılan) ….Hukuk Dairesi bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum ve Milli Eğitim Bakanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı davalıya ait işyerinde 13/09/2001-16/06/2009 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece verilen karar kapatılan ….Hukuk Dairesi 2017/4076 E. ve 2018/5947 K. sayılı 03.07.2018 tarihli kararı ile bozulmuş, bozma ilamında, “….Yapılacak iş, öncelikle işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin davalarda her ne kadar üst işverene husumet yöneltilebilirse de hizmet tespiti davalarının özelliği gereği gerçek işverene husumetin yöneltilmesi gerektiği hususu dikkate alındığında …İnş. Taah. Nak. Tem. ve Yem. Hiz. Ltd. Şti. davaya dahil edilmeli ve gerçek işverenin kim olduğu ortaya konulmalıdır. Öte yandan davacının kızı …’ın … İnş. Taah. Nak. Tem. ve Yem. Hiz. Ltd. Şti. nezdinde bildirilen çalışmalarının davacıya ait olduğu iddia edildiğine göre gerçek durumun ortaya çıkması için …’ın da davaya dahil edilmesi ve göstereceği delillerin toplanması gerekmektedir. Öte yandan işçilik alacakları dosyası hizmet tespiti davalarında kesin delil niteliğinde olmadığı, hizmet tespiti ve işçilik alacakları davalarında için izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstaslar tamamen birbirinden farklı olduğu hususları dikkate alınmalı ve davacının ihtilaflı dönemde ücretini ne şekilde aldığı araştırılmalı, bu konuda davacının beyanı alınmalı, ücretini nasıl aldığını, kim tarafından nasıl ödendiği sorulup açıklamasını istenmeli, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeler getirtilmeli, talep edilen dönemde okul müdürü, müdür yardımcılığı yapmış kişiler ile bu dönemde çalıştığı bildirilen okul öğretmeni ve hizmetliler arasından re’sen seçilecek tanıkları dinleyerek davacının çalışmalarının niteliğine, kapsamına, yönelik beyanlarını alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir….” denilmek suretiyle yapılması gereken hususlar belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece (kapatılan) …Hukuk Dairesinin verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Mahkemece yapılacak iş, talep edilen dönemlere ilişkin …’ ın imzası bulunan bordrolarda ve işe giriş, işten ayrılış bildirgelerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın ona ait olup olmadığının tespit edilmesi , ayrıca talep edilen dönemde okul müdürü, müdür yardımcılığı yapmış kişiler ile bu dönemde çalıştığı bildirilen okul öğretmeni ve hizmetliler arasından re’sen seçilecek tanıkları dinleyerek davacının mı yoksa kızı Sevgi’nin mi çalıştığının tam olarak belirlenmesi ve hak düşürücü sürenin de tartışılarak varılacak sonuç uyarınca karar vermekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.