Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/181 E. 2012/1251 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/181
KARAR NO : 2012/1251
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …i 3. İş Mahkemesi

Davacı, 01/01/1986 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 506 Sayılı Yasaya tabi çakışan zorunlu sigortalı çalışmaları haricinde 01/01/1986 tarihinden başlamak üzere primlerini ödediği, 10 yıl 11 ay 29 günlük Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli çalışmaları dışlanarak, 01/01/1986—31/08/1986, 01/12/1986—19/12/1988 ve 01/02/1989—30/11/2000 tarihleri arası tespite karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/01/1986 tarihinde tarım Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edildiği , ancak aralıklı olarak 506 Sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı, bu nedenle davalı Kurumca 31/08/1986 tarihi itibariyle tarım Bağ-kur sigortalılığının sona erdirildiği , dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım Bağ-Kur sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye ve muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri istihsal kooperatifleri ve Birliği Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişilerin tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan sonuca gitmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/02/2012gününde oybirliğiyle karar verildi. Başkan