Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8279 E. 2012/4418 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8279
KARAR NO : 2012/4418
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden … vekili Avukat …., …. vekili Avukat …, Hazine vekili Avukat … geldi. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle;
1- Çekişmeli 21, 24, 26, 63 ve 73 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlere yönelik Hazinenin tüm, şahısların diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığından reddi gerektiği; ancak çekişmeli taşınmazların kim veya kimler adına hangi pay oranlarıyla tescil edileceğini gösterir şekilde hüküm fıkrası kurulmaması ile … sadece 28 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğu halde, 21, 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarda da hissedarmış gibi hüküm kurulması;
2- Çekişmeli 68 parsel sayılı taşınmaza yönelik diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; uygulanan (5) numaralı vergi kaydı sabit hudutlu ise de, zilyetlik belgesi olan vergi kaydının zilyetlikle birleşmesinin zorunlu olduğu, bozmadan önceki keşifte bilgisine başvurulan teknik bilirkişinin çekişmeli taşınmazın 104.125 m2’lik bölümünün taşlık ve kıraç arazi niteliğindeki yerlerden olduğunun bildirmesi nedeniyle, anılan bölüm üzerinde edinmeye elverişli şekilde ve sürede sürdürülen zilyetliğin olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması;
3- a) Çekişmeli 69 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalıların diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; ancak çekişmeli taşınmazın kim veya kimler adına hangi pay oranlarıyla tescil edileceğini gösterir şekilde hüküm fıkrası kurulmamasının isabetsiz olduğu;
b) Hazinenin temyizi yönünden;
Çekişmeli 69 parsel sayılı taşınmaz ile 71 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydı kayden sabit sınırlı ise de taşınmazların eylemli durumları itibariyle mera ve taşlık arazilere sınır olması nedeniyle sabit sınırlı kabul etmenin mümkün olmaması nedeniyle, çekişmeli 69 parsel sayılı taşınmazın 71 parsel sayılı taşınmaza bitişik 642.750 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazen zilyetleri adına, geri kalan bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi;
4- a) Çekişmeli 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlara yönelik Hazinenin tüm temyiz itirazlarının yerinde olmadığı;
b) Davalıların temyizi yönünden; Mahkemece 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan vergi kayıtları gayri sabit hudutlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, vergi kayıtlarının sabit hudutlu olduğu ve çekişmeli taşınmazlar üzerinde edinmeye yeterli zilyetliğin bulunduğu anlaşıldığından, bu taşınmazların davalılar adlarına tescillerine karar verilmesi;
5- a) Çekişmeli 67 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalıların diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; ancak çekişmeli taşınmazın kim veya kimler adına hangi pay oranlarıyla tescil edildiğini gösterir şekilde hüküm fıkrası kurulmamasının isabetsiz olduğu;
b) Hazinenin temyizi yönünden; Eylemli durumları itibariyle 67 parsel sayılı taşınmaz ile 60 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının sabit hudutlu kabul etmek mümkün olmadığından, kayıt miktarı kadar yerin davalılar adına, geri kalan bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi;
6) Çekişmeli 27 parsel sayılı taşınmaza yönelik tarafların diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; ancak, mahkemece hüküm kurulurken teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen bölüm için (C) harfi ile gösterilen bölümün miktarının yazılması, (C) harfiyle gösterilen bölüm hakkında hüküm kurulmaması isabetsiz olduğu gibi hüküm fıkrasında kim veya kimler adına, hangi pay oranlarıyla tescil edileceğinin gösterilmemesi ile hissedar olmayan … hissedarmış sonucunu doğuracak ibareler kullanılması;
7- a) Çekişmeli 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalılarla …’nun diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; ancak çekişmeli taşınmazın kim veya kimler adına hangi pay oranlarıyla tescil edileceğinin belirtilmemiş olmasının isabetsiz olduğu;
b) Hazinenin temyizi yönünden; davalıların dayanağını oluşturan (3) numaralı vergi kaydı eylemli durumda gayrisabit hudutlu olup miktarıyla geçerli olması, …’nun 1950 yılında hisse alıp o tarihten beri tasarrufta bulunması ve aynı çalışma alanı içinde zilyetlik nedeniyle başka yer verilmemiş olması nedenleriyle vergi kaydı miktarı olan 150 dönüme, …’nun zilyetlikle edineceği 100 dönüm eklenmek suretiyle 250 dönüm yerin davalılar adına, geri kalan kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkeme bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; müdahil …’nın talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine, istem halinde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; çekişmeli … mevkili 63, 65, 68, 69, 73 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar ile 60, 61 ve 67 parsel sayılı taşınmazların kayıt miktarı kadar bölümlerinin payları oranında tespit malikleri … kızı … ve müşterekleri adlarına; çekişmeli … mevkili 21, 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar ile 27 parsel sayılı taşınmazın 04.04.2002 tarihli uzman bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri, 23 parsel sayılı taşınmazın 04.04.2002 tarihli uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 40.000 m2 bölümü ile 28 parsel sayılı taşınmazın 384.500 m2 bölümünün payları oranında tespit malikleri … oğlu …. ve müşterekleri adına; … mevkii 27 parsel sayılı taşınmazın 04.04.2002 tarihli uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü ile … mevkii 71 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 60, 61 ve 67 parsel sayılı taşınmazların kayıt miktarından fazla bölümlerinin Hazine adına; … mevkii 28 parsel sayılı taşınmazın 250.000 m2 bölümünün … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ile davalılar … , …, , ve … ; …; … ve ; …; …, … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli … 27 parsel sayılı taşınmaz ile … 65, 73 ve 75 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
II- 1) … 21, 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazların mahkemenin 22.04.2003 tarihli kararı ile hükme esas … tarafından düzenlenmiş krokide (A) harfleri ile gösterilen dayanak vergi kayıtları miktarları kadar bölümlerinin davalılar adlarına, aynı krokide (B) harfleri ile gösterilen dayanak vergi kayıtları miktar fazlası olan bölümlerinin davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; verilen karar taraflarınca temyiz edilmekle Dairemizin 06.12.2005 tarih 2004/10111 Esas, 2005/11942 sayılı kararı ile, Hazinenin tüm, davalıların diğer temyiz itirazları reddedilerek ve bu taşınmazlarda …’nun hissedar olmadığı gözetilerek, çekişmeli taşınmazların kimler adına ve hangi pay oranlarıyla tescil edileceğini gösterir şekilde yöntemince tescil hükmü kurulması gereğiyle bozulmuştur. Mahkemece 19.10.2007 tarihli oturumda bozma ilamına uyulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak, mahkemeye de bozma gerekleri doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğmuştur. Bu durum göz ardı edilerek, çekişmeli bu taşınmazların tamamının davalılar adına tesciline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Mahkemenin 22.04.2003 tarihli önceki kararında olduğu gibi, … tarafından düzenlenmiş krokide çekişmeli 21 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 360.000 m2’lik bölümünün payları oranında davalılar, (B) harfi ile gösterilen 56.500 m2 bölümünün Hazine; çekişmeli 24 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 180.000 m2 bölümünün payları oranında davalılar, (B) harfi ile gösterilen 517.750 m2 bölümünün Hazine; çekişmeli 26 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 80.000 m2 bölümünün payları oranında davalılar, (B) harfi ile gösterilen 190.000 m2 bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile çekişmeli 21, 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin BOZULMASINA,
2- Mahkemece … 23 parsel sayılı taşınmazın … tarafından düzenlenmiş krokide (A) harfi ile gösterilen 40.000 m2 bölümünün payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiş; aynı krokide (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden hüküm kurulmamıştır. Kadastro hakimi çekişmeli olarak önüne gelen taşınmazın kabul ve redde konu tüm bölümleri yönünden açık, taraflar arasında uyuşmazlığı çözümler ve hükmün infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde tescil hükmü kurulmakla yükümlüdür. Mahkemece çekişmeli taşınmazın (B) bölümü hakkında hüküm kurulmamasında isabet bulunmamaktadır. Davalıların dayanağını oluşturan (7) tahrir numaralı vergi kaydının miktarı (4) hektar olup, krokide (A) harfi ile gösterilen ve davalıların adlarına tescile karar verilen bölüm, dayanak vergi kaydının miktar olarak kapsamında bulunduğundan davacı Hazine temsilcisinin bu bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi gerekir. Ancak; çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü, dayanak vergi kaydının miktar fazlası olup, davalıların kayıt ve belgesiz olarak edinebilecekleri taşınmaz limitinin de dolmuş olması nedeniyle bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle (B) bölümü yönünden yerinde bulunduğundan kabulü ile çekişmeli … 23 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
3- … 28 parsel sayılı taşınmaz yönünden; mahkemece 06.12.2005 tarihli bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmeden ve bozma ilamına yanlış anlam verilerek, ayrı ayrı tescillerine karar verilen bölümler yönünden ifraz krokisi düzenlettirilmeden infazı olanaksız olacak şekilde hüküm kurulmuştur. Dairemizin 06.12.2005 tarihli bozma kararının (7.) fıkrasında açıklandığı gibi, davalıların dayanağını oluşturan (3) tahrir numaralı vergi kaydının bu taşınmaza ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın eylemli durumu itibariyle vergi kaydının değişebilir sınırlı olduğunu kabul etmek zorunludur. Kayıt miktar fazlası olan bölüm yönünden; davalıların belgesizden edinme limiti dolduğundan bu nedenle yer edinmeleri olanaksız ise de 1950 yılında taşınmazdan hisse alan …’nun belgesizden 100 dönüm yer edinmesi mümkündür. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazın dayanak vergi kaydı miktarı olan 150 dönümlük bölümünün satın aldığı paylar … uhdesinde kalmak üzere payları oranında davalılar ve … adına, belgesiz olarak edinilebilecek 100 dönüm bölümünün de müstakilen … adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile … 28 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
4- … 60, 61 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
a) Çekişmeli 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen 25.04.1984 tarihli davalılar adlarına tescil kararı Yargıtay Yüksek 7. Hukuk Dairesinin 19.04.1988 tarih 7169/3558 sayılı kararı ile onanmakla kesinleşmiştir. Bu nedenle yeniden hükme konu edilemezler. Davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile … 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA,
b) Çekişmeli 67 parsel sayılı taşınmazın 22.04.2003 tarihli önceki kararı ile davalılar adına tesciline karar verilmiş ve önceki karar Dairemizin 06.12.2005 tarihli kararı ile dayanak vergi kaydının sabit sınırlı kabul edilemeyeceği, dayanak vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu, vergi kayıt miktarının davalılar adına, kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek kesin olarak bozulmuştur. Mahkemece kesin bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak, mahkemeye de kesin bozma kararı uyarınca hüküm kurmak zorunluluğu doğmuştur. Hal böyle olunca, dayanak (6) tahrir numaralı vergi kaydı miktarı olan 400 dönümlük bölümün kuzeydeki Yusufbey yolundan başlamak üzere ayrılarak davalılar adına, geri kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de hüküm bölümünde kayıt miktarı belirtilmeden ve ifrazın ne şekilde yapılacağı açıklanmadan, bu konuda uzman fen bilirkişisinden rapor alınmadan, infazı olanaksız şekilde ve mahkemenin 25.04.1984 tarihli kararı onanmakla kesinleşmiş 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazlar karıştırılmak suretiyle hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile … 67 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
5- Mahkemece … 63 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Mahkemenin 22.04.2003 tarihli önceki kararı ile hükme esas olan … tarafından düzenlenmiş krokide (A), (D), (E), (F), (G), (H), (K), (L) ve (M) harfleri ile gösterilen toplam 1094.000 m2’lik bölümlerinin davalılar adına, aynı krokide (N) harfi ile gösterilen 755.500 m2’lik bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiştir. 22.04.2003 tarihli bu önceki karar; Dairemizin 06.12.2005 tarihli kararı ile Hazinenin tüm, davalıların diğer temyiz itirazları reddedilerek, davalılar adlarına tescile karar verilen bölümlerin kimler adına ve hangi pay oranlarıyla tesciline karar verildiğini gösterir şekilde yöntemince tescil hükmü kurulması gereğiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına 19.10.2007 tarihli oturumda uyulmuştur. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak, mahkemeye de bozmaya uygun işlem yapma zorunluluğu doğmuştur. Ancak; 22.04.2003 tarihli hükme esas olan … tarafından düzenlenmiş krokide çekişmeli taşınmaza sınır olan ve dava konusu olmayan 62 parsel sayılı mera parseli gösterilmeyerek, 62 parsel sayılı mera parselinin alanı da 63 parsel sayılı taşınmaz içinde değerlendirilerek hesaplama ve ifrazlar yapılmış ise de bu husus haritanın düzenlenmesindeki hatadan kaynaklanmıştır. Haritanın düzenlenmesindeki maddi hataya dayalı önceki Dairemiz değerlendirmesi ve yapılan bozma bu yönüyle taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Yani 22.04.2003 tarihli harita, haritanın düzenlenmesinde komşu 62 parsel sayılı mera taşınmazının gözetilmemiş olması nedeniyle, ifraz şekli itibariyle taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Yalnızca taraflar adına verilen taşınmazların yüzölçümleri yönünden kazanılmış hak oluşturur. Hal böyle olunca; uzman fen bilirkişisinden rapor alınarak, dava konusu olmayan 62 parsel sayılı mera parseli ayrılıp dışarda bırakılarak, önceki 22.04.2003 tarihli karar ile davalılar adına tesciline karar verilen 294.000 m2 ve 28.750 m2’lik bölümler dayanak vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz içinde belirlenen kapsamları karşılığı, toplamda 800.000 m2 zilyetlikten edinilebilecek miktar olmak üzere toplam 1.122.750 m2 bölümün yöntemince ifrazıyla davalılar adına, geriye kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile çekişmeli … 63 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
6- Çekişmeli … 68 parsel sayılı taşınmaza yönelik Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece Dairemizin 06.12.2005 tarihli bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden bozmaya uyularak yapılan keşif hükme yeterli olmadığı halde bu keşifle yetinilerek hüküm kurulmuştur. Bozma gerekçeleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmasında isabet bulunmadığından yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile uzman fen ve ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından, çekişmeli 68 parsel sayılı taşınmazın Dairemizin bozma kararına konu olan güneyindeki 104.125 m2’lik bölümünün öncesinde ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime geçtiği gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişiden, çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildirir, tarım arazisi mi yoksa devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak, taşlık ve kayalık niteliğindeki yerlerden mi olduğunu açıklar, çekişmeli bölüm üzerine sürdürülen zilyetliğin başlangıç tarihi ile şekli ve süresini irdeler, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, gerektiğinde çekişmeli bölümün değişik yerlerinden çekilecek fotoğraflarıyla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli taşınmazın 104.125 m2’lik bölümünün, tespit gününden önce edinmeye elverişli şekilde ve sürede davalı tarafın zilyetliğinde olduğu sonucuna ulaşılması halinde davalılar adına, aksi halde Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Davacı Hazine temsilcisinin çekişmeli … 68 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
7) … 69 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
a) … 71 parsel sayılı taşınmazın 25.04.1984 tarihli kararla davalılar adına tesciline karar verilmiş ve verilen karar 7. Hukuk Dairesinin 19.04.1988 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu nedenle 71 parsel sayılı taşınmazın yeniden hükme konu edilmesinde isabet bulunmadığı gibi davalılar yararına oluşmuş kazanılmış hak göz ardı edilerek Hazine adına tescile karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile … 71 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
b) … 69 parsel sayılı taşınmazın 22.04.2003 tarihli kararla davalılar adına tesciline karar verilmiş; bu karar Dairemizin 06.12.2005 tarihli kararı ile dayanak (4) Tahrir numaralı vergi kaydının eylemli durumda sabit hudutlu kabul edilemeyeceğinden, aynı vergi kaydının uygulandığı 71 parsel sayılı taşınmazın tespit miktarı vergi kaydının miktarından çıkartıldıktan sonra kalan 642.750 m2 bölümünün zilyetleri adına, geri kalan bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğiyle kesin olarak bozulmuştur. Mahkemece 19.10.2007 tarihli oturumda bozma kararına uyulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmakla tarafları yararına kazanılmış hak, mahkemeye de bozma kararı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Hal böyle olunca; Dairemizin 06.12.2005 günlü bozma kararında belirtildiği gibi … 69 parsel sayılı taşınmazın 71 parsel sayılı taşınmaza bitişik bölümünden (alınacak uzman bilirkişi raporu ile) ayrılacak 642.750 m2 alanın davalılar adına, geri kalan bölümünün Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde ve 71 parsel karıştırılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile … 69 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.