Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/672 E. 2012/4684 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/672
KARAR NO : 2012/4684
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 149 ada, 12, 154 ada 8, 191 ada 8, 15, 45, 192 ada 3, 196 ada 4 ve 14 parsel sayılı 3542,54, 1242,46, 1283,42, 698,96, 922,89, 379,96, 36322 ve 1796,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 149 ada 12, 154 ada 8, 191 ada, 8, 15, 45, 192 ada 3 ve 196 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 149 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar …, …, Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi ve tescil davası Kadastro Mahkemesine aktarılmadan sonuçlandırılmıştır. Davacı …, askı ilan süresi içerisinde … ve arkadaşları aleyhine taşınmazların ortak muristen geldiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 191 ada 8 ve 15 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına, çekişmeli 149 ada 12, 154 ada 8, 191 ada 45, 192 ada 3, 196 ada 4 parsel sayılı taşınmazların payları oranında …, … ve … adlarına tesciline, 149 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, 196 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ortak muristen gelmediği, davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. 196 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gibi, bu taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın da konusunu teşkil etmemektedir. Anılan husus mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, dava konusu olmayan taşınmazın tutanak aslının Tapu Sicil Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, davacı yönünden kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın reddine ve tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
2- Temyize konu 149 ada 12, 154 ada 8, 191 ada 8, 15, 45, 192 ada 3, 196 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarına gelince, 192 ada 3 ve 191 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki taşınmazlara yönelik bir talebinin olmadığı, taşınmazların tümünün ortak muristen gelmediği ve davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmazlarla ilgili 25.06.2007 tarihinde yapılan kadastro tespitinde, kadastro tutanaklarının malik haneleri Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/146 esas sayılı dava dosyasında dava konusu olmaları nedeniyle açık bırakılmıştır. Kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosya içerisine getirtilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/146 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu olan “7 parça” taşınmaz hakkında mahkemece 29.12.2005 tarihinde karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.05.2006 tarihli kararı ile, dava konusu taşınmazlardan Gelişarkası ve Dibek Deresi mevkili iki parça taşınmaz hakkında hükmün Hazinenin temyizinin kabul edilmesi suretiyle bozulduğu, mahkemece bilahare bu iki parça taşınmaz hakkında Hazine adına tescil kararı verildiği ve verilen hükmün 15.11.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; kadastro tespit tarihinde hakkında derdest dava bulunan taşınmazların “Dibekderesi ve Gelişarkası” mevkiinde bulunan iki parça taşınmaz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/146 Esas sayılı dava dosyasının dava dilekçesinin yöntemince uygulanması suretiyle, kadastro tespit tarihinde derdest bulunan davanın kapsamının belirlenmesi, bunun dışında kalan taşınmazlar yönünden tespit gününde derdest dava bulunmaması nedeniyle kadastro tutunaklarının olağan usullere göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, malik hanesi açık olan taşınmazlar yönünden Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın taraflarının tümünün Kadastro Mahkemesinde de taraf olması gerektiği göz ardı edilerek Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin de davaya dahil edilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.