Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/8891 E. 2012/2584 K. 24.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8891
KARAR NO : 2012/2584
KARAR TARİHİ : 24.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 28.10.2010 tarihi itibarıyla haklı sebeple 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d-e-h maddeleri uyarınca feshedildiğini, davacının 27.10.2010 tarihinde Tesis müdürü Sezayi Durak’a hakaret ettiğini bu durumun tutanak altına alındığını, aynı tarihte işyerinde işçileri kışkırtıcı davranışlarda bulunduğunu, işçileri itaatsizliğe sevk etmeye çalıştığının belirlendiğini, davacının savunmasının istenildiğini ancak davacının savunma vermediğini bu durumunda tutanak altına alındığını, yazılı fesih bildirimi yapıldığını, davacının bilerek ve kötü niyetle fesih sebebini başka sebebe dayandırmakta olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre, davacının fesih gerekçesinde belirtilen eylemleri gerçekleştirmiş olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığından feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: A) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. B) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. C) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. D) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi.

E) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. F) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. G) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. H) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. I) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.”hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının…. tarihleri arasında davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, … Noterliğinin … tarihli ihtarnamesi ile, davacının … tarihlerinde işe gelmediği bu durumun tutanak altına alındığı, disiplinsiz çalışması sebebiyle uyarıldığı ancak hareketlerine devam ettiği, … tarihi itibarı ile yemek molasına ayrılan zamanın mesai saatine ayrılması sebebi ile tesis müdürüne “sen altmış yaşındasın burada sürünüyosun, Allah cezanı vermiş” şeklinde hakaret ettiği, aynı tarihte işçileri kışkırtıcı davranışlarda bulunduğu, işçileri itaatsizliğe sevk etmeye çalıştığı, 28.10.2010 tarihinde hava şartları ve elektrik kesintileri sebebiyle tesis çalışmadığından tesis müdürünün gösterdiği alanların temizlenmesini istediği, davacının “ben tesise gidip çalışmam, ben arabadayım, kamyon ile ilgili bişey olursa yaparım” şeklinde konuşarak verilen görevi yapmadığı, görev talimatına aykırı davrandığı, bu konularda savunma istenmesine rağmen savunmada bulunmadığı belirtilerek, 28.10.2010 tarihi itibarı 4857 sayılı Kanun’un 25/II-d-e- ve h maddelerince haklı sebeple tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, 28.10.2010 tarihinde tesiste hava şartları ve elektrik kesintileri sebebiyle tesis çalışmadığından tesis müdürünün gösterdiği alanların temizlenmesini istediği, davacının ben tesise gidip çalışmam, ben arabadayım, kamyon ile ilgili bişey olursa yaparım, şeklinde konuştuğu sebebiyle savunmasının istendiği, 29.10.2010 tarihli tutanakta, davacının 28.10.2010 tarihinde tesis müdürü …’ın kendisine verdiği görevi yerine getirmemesi sebebiyle tutulan tutanağı imzalamadığının belirtildiği, tutanakta davacının imzasının olmadığı, tutanak mümzilerin dinlendiği, 27.10.2010 tarihli tutanakta, davacının 27.10.2010 tarihinde mesai başlangıç saatinde puantaj kaydı imzalanırken “bir gün önce akşam gemi yüklemesi için mesaiye kalındı, yarım saat yemek molası verdik, bu süreninde mesaiden sayılması gerekir” diyerek itiraz ettiği, tesis müdürü …’ın, yemek molasının fazla mesaiden sayılmayacağını belirtmesi üzerine, kalabalık bir ortamda yüksek sesle bağırarak “sen altmış yaşındasın burada sürünüyosun, Allah cezanı vermiş” şeklinde hakaret ettiği, amirine karşı saygısız davranışlar sergilediğinin belirtildiği, davacının bu olay sebebiyle savunmasının istendiği, davacının … tarihlerinde üç gün mazeretsiz olarak işe gelmediğine dair üç adet tutanak bulunduğu, görev talimatında, şoförlerin normal işlerini yaparken uyacakları kuralların tek tek sayıldığı, ayrıca şoförlerin organizasyonda işletme müdürüne bağlı oldukları, tesis müdürünün bütün vereceği görevleri yerine getireceklerinin belirtildiği, görev tanımının davacıya tebliğ edildiği, iş sözleşmesinde işçinin tecrübe ve mesleki birikimine uygun olarak işverenin vereceği bütün işleri ve görevleri yapmayı kabul ve taahhüt ettiğinin belirlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının görev tanımında tesis müdürünün bütün vereceği görevleri yerine getireceğinin belirtilmesine rağmen 28.10.2010 tarihinde diğer şoförlerinde belirtilen işi yapmalarının istendiği, diğer şoförlerin işi yapmalarına rağmen davacının verilen görevi yerine getirmediği, … tarihinde ise tesis müdürüne hakaret ettiği, tutanaklar ve tanık beyanlarından anlaşılmış olup, davacının eylemlerinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-d-h maddelerine aykırılık oluşturduğu, iş sözleşmesinin haklı sebeple fesih şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 54,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.