YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6218
KARAR NO : 2012/1847
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 200 ada 1 parsel sayılı 17197,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, rızai taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4 pay oranlarında davalılar …, …, …, … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 2 payının davacı …, 7’şer payının ise davalılar …, …, … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Temmuz 1975 tarih 98 sıra nolu tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece Temmuz 1975 tarih 98 sıra nolu tapu kaydı mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tespite aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, kaydın kapsamı belirlenirken sınırlarının niteliğine göre gayrısabit sınırlı olup olmadığı üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.