YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3797
KARAR NO : 2012/5934
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu … Köyü çalışma alanında bulunan … ada 76 parsel sayılı … metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı tarafça dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı, (B) harfi ile gösterilen bölümünde ise davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı 919 metrekare yüzölçümündeki tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmediği gibi, tek bir mahalli bilirkişi dinlenmesi ile yetinilmiş, davalı tanıkları dinlenmemiş, davalının taşınmazı davacıdan satın aldığı iddiası bulunduğu halde tapu kaydı kapsamında kalan bölüm yönünden Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların, kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise anılan Kanunun 14. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Bu tür eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı sonuca varılabilmesi davacı tarafça dayanılan tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları
arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydı gayri sabit sınırlı olduğundan sabit sayılacak sınırdan başlanarak kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamında kalan bölümün davacı tarafından davalıya satılıp satılmadığı, bu bölümün kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulmak suretiyle davalı yararına Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümün ise öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaklardaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; davacının dayandığı tapu kaydında 278/560 payı olup, davanın davacının payı ile sınırlı olarak kabulü yerine tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilen bölümün tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz, davalı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.