YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11583
KARAR NO : 2010/8306
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar …, … tarafından duruşmalı, davalı … tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … gelmiş, diğer davalılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … 3.İcra Müdürlüğünün 2005/2978 esas sayılı dosyasından aldığı rücu belgesine dayanarak davalılar aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 2006/9184 esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, takibe vaki itirazların iptali ile % 40’tan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalılar …, … ve …’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi üzerine alacaklının alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
2009/11583-2010/8306
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, her bir davalının sorumlu olduğu miktarlar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve …’nin tüm, davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (2) nolu bendinin metinden çıkartılarak yerine 2.bent olarak “Davalıların sorumlu oldukları miktarlar üzerinden %40 olarak takdir ve hesap edilen 3.983,60TL icra inkar tazminatının davalı …’dan, 4.746,80’er TL icra inkar tazminatının diğer davalılardan ayrı ayrı tahsil edilerek davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.299.24 TL kalan harcın davacıdan alınmasına ve yine aşağıda dökümü yazılan 85.94 TL kalan harcın … ile Zübeyde Özkan’dan alınmasına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının davacıya iadesine, 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.