Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7976 E. 2012/2434 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7976
KARAR NO : 2012/2434
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ : … 10. İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 1997-Ekim 2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, A.. A.. ve A.. K.. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalılara ait işyerlerindeki 506 sayılı Yasa kapsamında olan çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın HUMK’nın 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı A.. K.. aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının davalı A.. A..’ e ait ticari takside 01.01.2003 – 12.11.2003 tarihleri arasında asgari ücretle aralıksız ve davalı A.. K..’ya ait ticari takside 01.09.2004 – 31.10.2007 tarihleri arasında asgari ücretle aralıklı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Birden fazla işveren hakkında aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesi için işverenler arasında mecburî veya ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir.
HMK’ nın 59. maddesinde düzenlenen mecburî dava arkadaşlığı; maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde söz konusudur. Somut olayda maddi yönden mecburî dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da söz konusu değildir.
Bundan başka, mecburî dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller HMK’nın 57. maddesinde a) Dava konusu hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, b) Borçluların ortak bir işlem ile hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, c)Davaların nedenini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması olarak sayılmıştır.
Somut olayda davalı işverenler arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Yargıtay HGK’ nın E.2007/21-255, K. 2007/260 sayılı ve 09.05.2007 tarihli kararı da bu yöndedir.
Mahkemece, davalı işverenler arasında mecburî veya ihtiyarî dava arkadaşlığı bulunmadığından HMK’ nın 167. maddesi gereğince davaların ayrılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ile davalılardan A.. A.. ve A.. K..’ya iadesine, 27/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.