YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3612
KARAR NO : 2012/20505
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/11/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Duruşma günü davacı vekili Av. Harika Ilgıt geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup, düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, Tirebolu Asliye Hukuk İş Mahkemesine ait, 2006/88 E., 2010/44 K., Sayılı iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminatlarının tahsiline ilişkin davasında hüküm altına alınan 15.000,00-TL manevi tazminatına, talebi olduğu halde, yasal faiz ile tahsile karar verilmediğinden, işlemiş faiz alacağının tahsili için Tirebolu İcra Müdürlüğü’ne ait 2010/710 Esas sayılı dosyasında icra başlattığını, davalıların yapılan bu takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40 icra inkar tazminatı ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, açılan tazminat davasında “faiz” konusunda karar verilmediğinden, bu yönün yeni bir dava konusu olacağı, açıkça dava edilmeden ilamsız takip yapılamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç doğru olmamıştır.
Gerçekten, davacının 07/08/2001 tarihinde, davalılar yanında çalışırken geçirdiği iş kazası sonunda %12.3 oranında iş göremezliğe uğradığı, açılan ekli tazminat davasında maddi tazminat alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verildiği halde, hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden istem olduğu halde faize karar verilmediği ve kararın kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, yapılan icra takibi ile işlemiş faiz alacağının istenilip istenilemeyeceği ve açılan bu davanın faiz alacağına dair bir istem sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.
Mahkemenin, açılan davaya takip hukukuna ait bir dava olarak değerlendirilmesi ile sonuca gittiği açık ise de, davacı, açmış olduğu itirazın iptali davası ile, hüküm altına alınmayan “faiz” istemini dava etmektedir. Bu yönü ile davanın “…” davası niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Bu halde ise mahkeme takip tarihi itibariyle işin esasına girerek işlemiş faiz alacağını yöntemince alınacak bilirkişi raporu ile tespit edip oluşacak sonuç gereğince bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/11/2012 günü oybirliği ile karar verildi.