Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6751 E. 2012/1551 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6751
KARAR NO : 2012/1551
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1997-03/03/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle, eksik ödenen primlerin tam gün olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının ve davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının Nisan 1997 tarihinden 3.3.2006 tarihine kadar davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.2.2005 – 31.12.2005 tarihleri arasında 165 gün, günlük 16,29 TL ücretle, 1.1.2006 – 31.3.2006 arası 45 gün, günlük 17,70 TL ücretle hizmet akdiyle 506 Sayılı Yasa kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işverene ait (1033889) sigorta no’lu işyerinde 17.6.2004 – 31.3.2006 tarih aralığında kısmi ve kesintili çalışmalarının olduğu, işyerinin 16.1.1996 tarihi itibariyle yasa kapsamına alınmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kurum’a bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda tarafların bordro tanığı olarak bildirdikleri tanıkların çalışma olgusu hakkında çelişkili beyanda bulundukları, mahkemece aynı işyerinde çalışan başka kimseler dinlenmeden çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının tesbitini istediği Nisan 1997 – 3.3.2006 tarihleri arasındaki süreyle ilgili olarak, davalı işverenin düzenlediği imzalı puantaj ve ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak, imzasını içeren ve bordrolara geçmiş sürelerdeki aylar yönünden eksik sürelerle ilgili olarak istemi reddetmek, bordro olmayan veya imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden ise, işverence SGK’ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından yeni tanıklar seçerek tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidererek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve davacı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.