YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24411
KARAR NO : 2013/14351
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin 22.02.2011 tarihinde işyerinde çalışan diğer bir güvenlik görevlisi ile kavga ettiği için yazılı savunmasıda alındıktan sonra haklı olarak feshedildiğini ve diğer iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının diğer bir güvenlik görevlisi ile mesai saati öncesinde birkaç işçi arkadaşı ile birlikte kahvaltı ettikleri sırada tartıştıkları, aralarında hakaret ya da küfürleşme olmadığı, davacının “öyle değilmi lan” diye hitap etmesi üzerine tartıştığı güvenlik görevlisinin sinirlendiği ve davacıyı iteklediği, bu şekilde gerçekleşen gergin ortamın diğer çalışanların araya girmesiyle sona erdiği, tarafların barıştırıldığı ve işyerine döndüklerinin anlaşıldığı, eylemin davacının haklı sebeple işten çıkarılmasını gerektirecek ağırlıkta olmadığı, bu sebeple davalı işverenin haklı sebeple fesih savunmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği konusunda toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Haklı sebeple yapılan fesihlerde yazılı bildirimde zorunluluğu olmadığı gibi, fesihten önce savunma alma zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay tarihinde davacının diğer iş arkadaşları ile kahvaltı yaptığı sırada, güvenlik görevlisi olan Osman Agün’e “öyle değil mi lan?” şeklinde hitap etmesi üzerine tartıştıkları, tartışma kavgaya dönüşmeden önce diğer çalışanların araya girerek ortamı yatıştırdıkları, işverenin durumdan haberdar olması üzerine olayın ortaya çıkması sonucu iş sözleşmesinin feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin bozulmasına yol açan ve doğruluğu dosya içeriği ile sabit bulunan olaylara göre; davacının iş sözleşmesini feshi haklı sebebe dayandığından davacının kıdem ve ihbar tazminatını talep etmesi mümkün değildir. İş sözleşmesinin bozulmasına neden olan olayların işveren bakımından da iş sözleşmesinin feshi için haklı sebep oluşturacağı açıktır. Tüm bu sebeplerle ve dosya içeriğine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.