Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2691 E. 2012/175 K. 24.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2691
KARAR NO : 2012/175
KARAR TARİHİ : 24.01.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 28, 52; 113 ada 24, 25 ve 94 parsel sayılı 37714.55, 4780.37, 8918.76, 4776.43 ve 3995.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 111 ada 52, 113 ada 94 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, hibe, taksim nedeniyle … , 111 ada 28, 113 ada 24 ve 113 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ise tapu kaydı, hibe ve taksim nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı … , yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların tespiti sırasında zemindeki fiili sınırlara uyulmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 111 ada 28 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (J) harfi ile gösterilen bölümün davacı … , (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı …, (P) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi tesciline, çekişmeli 111 ada 52 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün davalı …, (İ) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi tesciline, çekişmeli 113 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tesciline, 113 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tesciline, çekişmeli 113 ada 94 parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümünün davalı …, (F) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak kök murisi Kerem’den geldiği ve taksim edildiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davacıya dava dilekçesi açıklattırılmamış, taksim sonucu taraflara hangi taşınmaz bölümlerinin düştüğü ve bu bölümler üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi araştırılmamış, bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde köy muhtarı da dahil olmak üzere tespit bilirkişilerin tamamı dinlenilmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya dava dilekçesi açıklattırılmalı, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen bilirkişiler, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar, köy muhtarı dahil tespit bilirkişilerinin tamamı, önceki tarihli keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tanıklar huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taksim sonucu taraflara hangi taşınmaz bölümlerinin düştüğü, taraflara düşen taşınmaz bölümleri üzerinde kimin ne kadar süre zilyet olduğu etraflıca
sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olması halinde ve tespite aykırı sonuca ulaşılması durumunda tüm tespit bilirkişileri de dinlenerek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkiler giderilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.