Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/7845 E. 2013/13771 K. 07.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7845
KARAR NO : 2013/13771
KARAR TARİHİ : 07.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davacının Uşak Devlet Hastanesinde veri giriş elamanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, dini ve milli bayramlarda çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili; iş sözleşmesinin belirli süreli olması sebebiyle işçinin iş güvenliği hükümlerinden faydalanamayacağını, davacının ihaleyi alan firmanın işçisi olduğunu, davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ARC Bilişim ve İletişim Tek. Dan. Ltd. Şirketi davaya cevap vermediği gibi delil bildiriminde de bulunmamıştır.
Mahkemece, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddiyle diğer taleplerin kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli ilamıyla, “Mahkemece davacının haftalık çalışmasının 45 saati geçmediği gerekçesiyle fazla çalışma isteğinin reddine karar verilmiştir.Davacının alt işveren işçisi ve veri giriş elamanı olarak hastanenin acil servisinde 24 saat çalışıp, ardından üç gün dinlendiği ve dördüncü gün aynı şekilde çalışmaya devam ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Tüm çalışmada 4857 sayılı İş Yasası döneminde gerçekleşmiştir. Böyle olunca dairemizin Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2006 tarih ve 2006/9-107 Esas, 2006/144 sayılı kararına göre günlük fiil çalışmasının 14 saat sürdüğü kabul edilerek çalıştığı her gün için 3 saatlik fazla çalışmasının, anılan çalışma taraf tanıkları ile kanıtlandığından taktiri bir indirim de yapılarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.Davacı genel tatil günlerine denk gelen günlerde aynı şekilde çalıştığını tanıklarıyla kanıtlamıştır, bilirkişi tarafından da anılan alacak hesaplanmıştır. Mahkemece genel tatil alacağı isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma dorultusunda araştırma yapıldığı ve bozma ilamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının asgari ücretle, davalı … Bakanlığına ait işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin ihale süresinin bittiği iddiasıyla işverence geçerli sebeple feshedildiği, haklı sebeple feshedildiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, hafta tatillerinde çalışıldığının işçi tarafından ıspatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalı arasındaki dava hakkında Uşak İş Mahkemesince verilen kararın davalı ve davacı vekilince temyizi üzerine, davacı temyizi yönünden, Dairemizce 03.12.2012 tarihli kararı ile yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuş ise de, dosya içeriğinden, davacının gece nöbeti tuttuğuna ilişkin iddiasının olmadığı, dinlenen tanıklarında bu yönde beyanlarının bulunmadığı anlaşılmış olup, mahkemece verilen ilk kararda belirtildiği üzere fazla çalışma ücretinin reddinin doğru olduğu, bozma ilamının, aynı mahkemece aynı işverenlere karşı açılan aynı konulu dava dosyalarının seri olarak görülmesi sebebiyle gözden kaçırılarak yapıldığı, bu sebeple daire bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu, Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmayacağı, kaldıki, mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, reddedilen alacaklar yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozma ilamında, davacının emsal dosyalardaki gibi temyizi var kabul edilerek karar verildiği ve yukarıdaki gerekçelerle maddi hata yapıldığı düşünülmeden fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 07.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.