Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4156 E. 2010/7548 K. 02.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4156
KARAR NO : 2010/7548
KARAR TARİHİ : 02.06.2010

… vekili avukat … ile … Taş Ltd. Şti vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.4.2008 gün ve 241-86 sayılı hükmün Dairemizin 7.12.2009 tarih ve 2009/4446-14161 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı şirkete müstahsil makbuzu ile pirinç sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini öne sürerek, 6.000 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı daha sonra davasını ıslah ederek, dava değerini 47.237,40 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, ödeme anında müstahsil makbuzu kesildiğini ve vergi dairesine stopajının yatırıldığını, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş,Dairemizin 7.12.2009 gün, 2009/4446 esas, 2009/14161 kararı sayılı ilamı ile bozulmuş, bu defa davalı bu karara karşı süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, davalıya satıp teslim ettiği çeltik bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı davacıdan 74.980-kg çeltiği satın ve teslim aldığını ancak bedelini müstahsil makbuzu düzenlenirken ödediğini bildirmiştir. Davalı çeltiği davacıdan satın ve teslim aldığını, bedelini de ödediğini savunduğuna göre, ödeme iddiasını ispat yükü davalı taraftadır. Davalı savunmasını, yani bedeli ödediğini ispat için müstahsil makbuzunu ibraz etmiştir. Vergi Usul Kanununun 235.maddesi hükmüne göre davalı şirketin, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada, iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayıp çiftçiye vermeye, diğerini de ona imzalatarak almaya mecburdur. Davalı ödeme iddiasını ancak, üzerinde satıcı çiftçinin imzası bulunan, kendisinde kalan makbuzla kanıtlayabilir. Davalının ibraz ettiği müstahsil makbuzunda davacının imzası bulunmadığı ,bu belgenin davalının savunmasını kanıtlayacak nitelikte olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş ise de, davalının ibraz ettiği müstahsil makbuzunda imzaların
2010/4156-7548
davacıya ait olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının ibraz ettiği müstahsil makbuzundaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda mahkemece araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, sehven bozulduğu anlaşılmış olmakla, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairemizin 7.12.2009 gün, 2009/4446 esas, 2009/14161 kararı sayılı bozma kararının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı nın karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 7.12.2009 gün, 2009/4446 esas, 2009/14161 kararı sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 2.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.