YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2589
KARAR NO : 2012/20554
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/10/1987-01/05/2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.1987-01.05.2009 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 22/11/2004- 31/05/2005, 09/11/2005- 31/05/2006, 02/11/2006- 31/05/2007, 18/10/2007-31/05/2008, 08/10/2008- 11/05/2009 tarihleri arasında günde iki saat SSK’lı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının şahsi sicil dosyasının istenmediği, bu sebeple davacının işe giriş bildirgesinin, hizmet cetvelinin bulunmadığı, … Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Müdürlüğü tarafından davacıya ödeme yapıldığını gösterir bir kısım gider pusulalarının, okul müdürlüğünün 2009/1-11.aylarına ilişkin dönem bordrolarının geldiği, ilköğretim müfettişleri, okul müdürü, teknik müdür yardımcısı ve teknisyen tarafından 25.01.2010 tarihinde tanzim edilen tutanağın dosya içine getirildiği ve tutanakta davacının 02.03.1998 ile 11.05.2009 tarihleri arasında okulun açık olduğu dönemlerde günde 2 saat çalıştığı imza altına alındığı halde davacının 22.11.2004 tarihine kadar olan çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığından bahisle karar verilmiş olup verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş, davacının kesintisiz çalışılan dönem bakımından çalışmasının hak düşürücü süreye uğramayacağı hususunu göz önüne alarak dosya içindeki 22.11.2004 tarihli tutanakta imzası bulunanlar ile diğer ilgililerden tespit edilenlerin ifadelerine başvurmak, gerçek çalışma olgusunu hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.