YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3959
KARAR NO : 2012/2409
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 152 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında tapu kaydı nedeniyle Akçadam Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafça keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmediğinden keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek, dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme usule uygun ve isabetli bulunmamaktadır. Davacı tarafa keşif avansını yatırmak üzere, 1086 sayılı HUMK’nun 163. maddesi uyarınca kesin süre verilebilmesi için, öncelikle taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celb edilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi, kısaca dosyanın keşfe hazır hale getirilmiş olması gerekir. Bundan sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yeterli sürenin bulunmasına özen gösterilmeli, ara kararına uymamanın sonuçları, hazır bulunan davacıya ihtar edilip, hazır bulunmayanlara usulen tebliğ edilmelidir. Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde dosya keşfe hazır hale getirilmeden ve çekişmeli parselin Meriç Kadastro Mahkemesi’nin 1999/22-221 sayılı kararıyla mera olarak sınırlandırılmasından sonra Meriç Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/92 Esas 2001/84 Karar sayılı ilamıyla ifraz gördüğü ve parsel numaralarının kısmen değiştirildiği dikkate alınıp bu hususta davacıdan açıklama istenmeden keşif kararı verilmesi
usule uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca usule ve yasaya uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ve dosyadaki delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.