Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1799 E. 2012/2288 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1799
KARAR NO : 2012/2288
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ : ANTALYA 2. İCRA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli ve 2011/1116 esas, 2011/1664 sayılı kararına karşı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın, Cumhuriyet Başsavcılığının karara itiraz yetkisi bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 05.12.2011 tarihli ve 2011/745 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 15.02.2012 gün ve 2011/2435/9393 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 23.02.2012 gün ve K.Y.B.2012/53781 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “İcra mahkemesinin bu bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır” şeklindeki 353/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” şeklindeki 260/1. maddesi karşısında, icra ceza mahkemesince verilen kararlara karşı Cumhuriyet savcısının itiraza yetkili olduğu anlaşılmakla, itirazın konusu hakkında değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; Antalya 10.İcra Müdürlüğünün 2010/24317 takip sayılı dosyasında, 22.12.2010 tarihli taahhüdünün 30.05.2010 ve 30.06.2010 tarihli taksitlerini ödemediğinden bahisle yapılan şikayet üzerine, Antalya 1. İcra Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli ve 2011/1116 esas, 2011/1664 sayılı kararı ile sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının üç aylık şikayet süresinin geçmesi nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazı üzerine, mercii Antalya 2. İcra Mahkemesinin 05.12.2011 tarihli ve 2011/745 değişik iş sayılı kararı ile “…Cumhuriyet Başsavcılığının karara itiraz yetkisi bulunmadığı, bu konuda yasal düzenleme olmadığından itirazın reddine…” karar verildiği anlaşılmıştır.

Kural olarak, icra ceza mahkemesinin kararlarına yerel Cumhuriyet savcısının itiraz/temyiz yetkisi bulunmakla beraber, şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin konularda sanığın aleyhine itiraz/temyiz yetkisi bulunmamaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Karar” başlıklı 352. maddesinin birinci fıkrasında; “İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet Savcısına bildirir.”, aynı Kanunun “itiraz” başlıklı 353. maddesinin ikinci fıkrasında da; “İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır.”, hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki hükümleri ile Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının şikayetçinin şahsi hakkına yönelik olmayıp, sanığın lehine olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının mercii Antalya 2. İcra Mahkemesince esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 05.12.2011 tarihli ve 2011/745 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.