Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2274 E. 2012/4697 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2274
KARAR NO : 2012/4697
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ile ….’un beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma – düzeltilerek onama istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığı ve Ankara Ticaret Odasının 22.06.2010 tarih ve 38497 sayılı yazısında gönderilen ticaret sicil gazetelerinin incelenmesiyle sanık …’un şirketin yetkili temsilcisi olmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK’nun 366. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanıklardan … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2010/32 talimat sayılı dosyası üzerinde alacaklı vekilinin de hazır bulunduğu 26/02/2010 tarihli hacizde borçlu şirketin adresinin kapalı ve boş olduğu saptanmış olup, ticareti terk ettiğine dair bir bulgudan söz edilmediği, buna karşın 26/03/2010 tarihinde yapılan hacizde ise “… adreste kapı kilitli, şirketin de tabelasının da sökülmüş olduğu görüldü. Borçlu şirketin adresini boşalttığı ve fiili faaliyetinin bulunmadığı tespit edildi.” şeklindeki belirlemeden de anlaşılacağı üzere müşteki vekilin borçlu şirketin ticareti terk ettiğini 26/03/2010 tarihli haciz işlemi sırasında öğrendiğinin kabulü gerekmekte olup, buna göre 08/06/2010 tarihli şikayetin süresinde olduğunun kabulü nedeniyle tebliğnamedeki bu yönlü bozma istemine iştirak edilmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oyçokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de uygun bulunmuş olmakla; ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden mükellefiyetinin sürdürülüp sürdürülmediği sorularak, sürdürüldüğünün bildirilmesi ve adresinin farklı olması halinde bu adreste de zabıta araştırması yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.