YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3102
KARAR NO : 2012/6019
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 124 ada 2 parsel sayılı 3166.08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki binanın …’ün kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazı davalıya ait olan komşu … parsel ile birlikte 10.04.2009 tarihinde davalıdan satın aldığını ve bu tarihten itibaren zilyedinde bulundurduğunu belirterek beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ile kendi adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağındaki edinme sebebinin 4. satırında “1981 yılından beri … kızı …’ün kullanımında bulunduğu, muhtar ve bilirkişilerin müşterek beyanlarından anlaşıldığından iş bu taşınmaz 1981 yılından beri … kızı …’ün kullanımında olduğu” ibaresinin silinerek 4. satırının “1981 yılından beri … oğlu …’ın kullanımında bulunduğu, muhtar ve bilirkişilerin müşterek beyanlarından anlaşıldığından iş bu taşınmaz 1981 yılından beri … oğlu … kullanımında olduğu” şeklinde tashihine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki şerhin iptaline yöneliktir. Ne var ki, mahkemece dava kabul edilmiş olmasına rağmen hükümde, edinme sebebinin 4. satırından itibaren olan bölümünün düzeltilmesine karar vermiş, beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi yönünde bir hüküm kurulmamıştır. Bu durumda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğu gibi, hükmün bu haliyle infazı da mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın beyanlar hanesine yönelik olduğu göz önüne alınarak, infazı sırasında çelişki uyandırmayacak şekilde yeni hüküm kurulması zorunludur. Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.