YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3734
KARAR NO : 2012/2208
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 2, 160 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 1899,25 ve 1786,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisleri adına tespit edilmiştir. Davacı, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 141 ada 2 parselin fen bilirkişisinin raporunun eki krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmın … mirasçıları adına ve payları oranında, (A) harfi ile gösterilen kısım ile 160 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın satışa konu olmayıp davalı tarafın bu bölüm üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı, davacının baba ve annesi tarafından 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile kullanıldığının anlaşılmasına göre temyiz eden davalı vekilinin 141 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile 141 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacı vekilinin 160 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; mahkemece, kök muris İsmail’in … dışındaki mirasçılarının taşınmazı temyiz eden davalının murisi …’a satıp zilyetliğini devrettikleri ve … ve mirasçılarının 60 yılı aşkındır taşınmaza zilyet oldukları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme, uygulama ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları hüküm vermeye yeterli değildir. Uyuşmazlık 160 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kök muris İsmail’in … dışındaki mirasçıları tarafından temyiz eden davalının murisi …’a satıp zilyetliğini devredip etmedikleri hususunda toplanmaktadır. Mahkemece davalı tarafın tutunduğu şubat 1936 tarihli taşınmaz satış senedi keşif sırasında zemine uygulanmamış, dosya kapsamına yansıyan beyanlarda … ve …’un taşınmazı müştereken kullandıkları belirtildiği halde bu konu tartışılmamış, taşınmazdaki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü açık ve net bir şekilde
aydınlatılamamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ve dayanak belgeleri dosya içine getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü ve çekişmeli taşınmazın kök muris İsmail’in … dışındaki mirasçıları tarafından temyiz eden davalının murisi …’a satıp zilyetliğini devredip etmedikleri maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler yardımı ile 22.02.1936 tarihli taşınmaz satış senedi zemine uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve varsa dayanağı olan belgelerle denetlenerek çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeli, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı takibe imkan tanıyacak rapor ve harita düzenlenmesi istenmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.