Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12984 E. 2013/15082 K. 21.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12984
KARAR NO : 2013/15082
KARAR TARİHİ : 21.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin bilişim ve bilişim ürünleri, proje, destek hizmetleri sektöründe önde gelen büyük bir şirket olup yine ticari faaliyette bulunan bir çok şirkete bilişim alanına uygun olarak hizmet verdiğini, geliştirdiği yazılımlar ile bir çok müşterisine online sistem üzerinden ulaşabildiğini, bu hizmet gereğince hem tedarikçileri hem de iş ortakları vasıtasıyla hizmet verdiği müşterilerinin sistemlerini kendi bünyesinde barındırabildiğini, şirket bünyesinde çalışan bir kaç sistem uzmanının da hizmetin sunulduğu firmalar, lokasyonunda ve direkt müvekkil şirketin lokasyonunda proje devamında yer aldığını, çalışanların firmaların gizli bilgilerini içeren sistemlere üstlenilen yükümlülükleri yerine getirme maksatlı olarak doğrudan ulaşabilme yetkisine sahip olduklarını, davacının müvekkili şirketin bilgisi ve rızası olmaksızın şirketin müşterisi olan bir şirkete (Adel Kalemcilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.) ait sisteme kendi kullanıcı adı ve şifresi ile bağlanıp müşteri şirketin lokasyonunda görevli bir personelin kullanıcı adı ve şifresi ile fiyat ve ürün listelerini inceleyip beğendiği ürünün siparişini verdiğini, bu durumun sipariş listelerinin kontrolü sırasında tespit edildiğini ve müşteri firma tarafından ihbar edildiğini, müşteri firmadan uyarı aldıklarını, davacının savunmasının istendiğini, yeterli bulunmadığını, bu nedenle iş akdinin feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davacı işçi 01.10.2003-31.12.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde, danışmanlık kaynak yöneticiliği departmanında kıdemli danışman olarak çalışmıştır. Davacının, davalı şirketin müşterisi olan dava dışı Adel Kalemcilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin canlı sistemine girdiği ve müşteri şirketin lokasyonunda görevli başka bir işçinin (…) adına (biri tükenmez, biri kurşun) iki adet kalem sipariş ettiği, bu sipariş ile ilgili olarak davacının … adındaki işçiye bilgi mesajı gönderdiği, bu siparişin müşteri şirket tarafından tespit edilerek, ismi geçen işçinin bilgisine başvurulduğu, konunun müşteri işletme tarafından davalı şirkete bildirilmesi üzerine, davacının savunmasının alındığı ve verdiği savunmanın kabul edilmemesi üzerine iş sözleşmesinin feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, mali müşavir, hukukçu ve işletmeciden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan rapora göre, davacının davranışının, davalı şirkete ve müşteri işletmeye olan maddi zararının ne olduğunun somut olarak ortaya konulmadığı, davacının tecrübesi, çalıştığı süre nedeniyle öncelikle uyarılması, ihtar verilmesi, başka bir departmanda görevlendirilmesi mümkün iken, iş sözleşmesinin feshinin orantılı olmadığı, ayrıca davalı şirketin fesih bildirimini yazılı yapmasına rağmen, fesih sebebini açık ve kesin olarak da belirtmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, bilirkişi kurulunda, davaya konu işyerinde yapılan iş konusunda uzman bilirkişi bulunmadığı gibi, davacının yetkisini aşıp aşmadığı, savunmasında belirttiği gibi test amaçlı sipariş verip vermediği açıkça anlaşılamamaktadır. Mahkemece, öncelikle, davalı şirketin müşterisi olan dava dışı Adel Kalemcilik Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile davalı şirket arasındaki sözleşme celp edilmelidir. Daha sonra içinde bilgi işlemleri konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi kurulundan, davacının iş sözleşmesi, görev tanımı ve dava dışı Adel Kalemcilik Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile davalı şirket arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak, davacının görev ve yetkilerinin ve özellikle yetki sınırının tesbiti, yetkisini aşıp aşmadığının saptanması için rapor alınmalıdır. Alınan raporun sonucuna göre, dava dosyasındaki tüm deliller yeniden değerlendirilerek karar verilmedir. Mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.