YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10553
KARAR NO : 2013/10869
KARAR TARİHİ : 15.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı açıklanarak doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğraflarının getirtilerek ziraat mühendisi ile harita mühendisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, bilirkişilere steroskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman başladığının belirlenmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4999.30 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 1331.79 metrekare yüzölçümündeki kısımlarının tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 7496.07 ve (C) harfi ile gösterilen 3826.44 metrekare yüzölçümündeki kısımlar yönünden ise mülkiyetin davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Çekişmeli taşınmazın 1999 yılında tespiti yapıldığına göre davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin kabulü için en geç 1979 yılında taşınmazın kullanılıyor olması gerekmektedir. Yargıtay bozma ilamında da açıklandığı üzere; bu tür uyuşmazlıkların çözümü için objektif ve bilimsel teknik verilerden yararlanılmalıdır. Ne var ki; mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için dava tarihinden en az 20-30 yıl öncesine ait hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca 1975-1985-1990 yılları arasında farklı tarihlere ait en az 3 hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosyaarasına konulmalıdır. Hava ve uydu fotoğrafları, ziraat mühendisi, jeolog bilirkişi ile jeodezi, fotogrametri uzmanı ya da harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetine bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenmesi) inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.