Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13856 E. 2012/962 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13856
KARAR NO : 2012/962
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının kesinleşen kısmi davada bilirkişi tarafından belirlenen bakiye maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile 26.016,00 TL’nin olay tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve bozmadan önceki ek dava konusu yapılan miktar olan 19.201,00 TL’ yi geçmemek üzere karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre davacının karşılanmayan maddi zararının 26.421,77TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacının ek dava ile 6.815,00TL daha maddi tazminat talebinde bulunduğu davanın bu dava ile birleştirilerek davacının toplam talebi olan 26.016,00TL üzerinden taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı ,düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davacının isteminin KISMEN KABULÜ ile, 19.201,00 TL maddi tazminatın 10.12.2001 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.304,12 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 558,15 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 413,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.140,54 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 797,85 TL harcın düşümüyle kalan 342,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı olan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.