Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6873 E. 2012/2195 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6873
KARAR NO : 2012/2195
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/1997- 06/01/2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle, fazlaya ilişkin alacak ve hakların saklı tutulmasına ve işçilik alacaklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.07.1997-06.01.2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının Kuruma bildirilen sigortalı çalışmaları dışında 100 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine,fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, tanık beyanlarına dayalı olarak davacının 2000/1.dönemdeki eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmiş ise de davalı işyerine ait dönem bordroları getirtilmeden, tanıkların bordro veya komşu işyeri çalışanı olup olmadığı tespit edilmeden ve tespitine karar verilen çalışmanın hangi döneme ait olduğu belirtilmeden,infazda tereddüt oluşturacak şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalı işyerine ait dönem bordrolarını getirtmek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak,davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de,5502 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle harç ödemekle yükümlü kılınması,davacı yararına iki kez avukatlık ücretine hükmolunması, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde Kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunmaması da doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … A.Ş.’ne iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.