Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4685 E. 2012/7553 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4685
KARAR NO : 2012/7553
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Tavzih isteyen davacı …, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih,… sayılı kararı ile kararda esas alınan ve fen bilirkişi … tarafından düzenlenen rapor arasında uyumsuzluk bulunduğunu, kararın lafzından, fen bilirkişisinin raporunda gösterilen 3 parselin ayrı parsel numaraları altında eşit olarak davacılar …, …, … adlarına mı, yoksa ayrı ayrı her parselin tek bir davacı adına mı tescil edileceği anlaşılamadığı gibi, yine aynı fen bilirkişi raporunda 302 numaralı parsele tecavüzlü olarak gösterilen yaklaşık 39,00 metrekare yerin davacı …’ya ölçülen alandan çıkarılıp çıkarılmayacağının da anlaşılamadığını öne sürerek, bu hususlara açıklık getirilmesi amacıyla hükmün tavzihini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tavzih isteminin kabulü ile 27.06.1990 tarih, 1983/923 Esas, 1990/501 sayılı kararda; “en son parsel adı altında davacılar …, …, … adlarına tapuya tespit ve tesciline ilişkin hükmün, bu üç kişi yönünden 1/3’er hisse oranında adlarına tesciline” şeklinde tavzihine, 302 parsele tecavüzlü olarak fen bilirkişi raporunda gösterilen 39,00 metrekare alan yönünden 302 parselin sınırları belli olduğundan ve 302 parsel aleyhine açılmış bir dava bulunmadığından, “39,00 metrekare alanın davacılar adına tescil edilen alana dahil olmadığı” şeklinde tavzihine karar verilmiş; tavzihe ilişkin ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi infazı kabil karar oluşturmak zorundadır. Tavzihe ilişkin olarak fen bilirkişi raporu ile irtibat kurulmadan karar verilmesi isabetsiz ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1. ve 2. parağraflarının hükümden çıkarılarak yerine, “Tavzih talebinin kabulü ile Mahkememizin … tarih, … sayılı kararının 1. fıkrasının dava konusu … Köyü …. mevkiinde bulunan ve 17.05.2010 tarihli fen bilirkişiler
… ve…tarafından düzenlenen raporda (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin (302 parsel içinde kalan (D) ve 75 parsel içinde kalan (E) bölümleri hariç) eşit (1/3) hisselerle davacılar …, … ve … adlarına tapuya tescillerine şeklinde tavzihine” cümleleri yazılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.