YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1512
KARAR NO : 2012/8054
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1039 parsel sayılı 44,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri … Köyü Tüzel Kişiliğinin nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla çeşme ve arsa olarak zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu ve halen bu amaçla kullandığı belirtilerek … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … Köyü hakkında dava açmış, tespitin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında Hazineyi davaya dahil etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının herhangi bir hakkının bulunmadığı sonucuna varılarak hüküm tesis edilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi dosya kapsamı ile de uyumlu değildir. Davacı taraf delil olarak tapu kaydına dayanmış olup, mahkemece dayanak tapu kaydı tesisinden itibaren getirtilmemiş, davacı ile tapu kaydı malikleri arasında miras ilişkisi, veraset ilamı ya da nüfus kayıtları ile ortaya konulmamış, dayanak tapu kaydının revizyon görüp görmediği hususları araştırılmamış, yöntemine uygun şekilde tapu kaydı uygulaması yapılmamıştır. O halde mahkemece dayanak tapu kaydı tesisinden itibaren varsa dayanakları ile birlikte getirtilmeli, revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüşse revizyon gördüğü parsellerin onaylı kadastro tespit tutanak suretleri celbedilmeli, davacı ile tapu kayıt malikleri arasındaki miras ilişkisi, nüfus kayıtları veya veraset ilamları ile ortaya konulmalı, çekişmeli taşınmazı ve çevreyi iyi bilen yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları uzman fen bilirkişisi ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dayanak tapu kaydı okunarak sınırları yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilmeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdikleri sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kaydının dayanağı haritasının bulunması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 20/ A fıkrası gereğince uzman bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanarak kaydın kapsamı haritasına göre belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili ve ayrıntılı rapor tanzim ettirilmeli, taşınmazın tümünün ya da bir kısmının tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı olaylara dayalı olarak tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile belirlenmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 30/1. fıkrası gereğince çelişkinin giderilmesi bakımından tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.