Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23229 E. 2013/13756 K. 07.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23229
KARAR NO : 2013/13756
KARAR TARİHİ : 07.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacının 1999-2007 yılları arasındaki çalışma süresi için tazminat ve alacak isteğinde bulunmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görülmeyen 2000-2002 yılları arası için hizmet tesbiti davası açtığını, bu süreye ilişkin tazminat ve alacak isteğini ayrı bir dava konusu yapacağına 30.01.2012 tarihli duruşmada beyan ettiğinin anlaşılmasına göre sonucu itibariyle doğru olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.06.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur. ./..
Mahkemece davacının ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne verilirken, ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle ıslahla arttırılan miktarlara faiz yürütülmemiştir.
Davacının ıslah dilekçesi ile dava konusu tazminat ve alacak miktarını artırmak suretiyle dava dilekçesini kısmen ıslah ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kısmi ıslahta dava dilekçesinin sadece miktar yönü düzeltilmiş olup, dava dilekçesinin diğer kısımlarının geçerli olduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, dava dilekçesinin faiz ile ilgili kısmı ıslahla artırılan miktar için de geçerlidir. Davacının faiz talebini ıslah dilekçesinde tekrar etmesinin anlamı yoktur. Aksi halde dava dilekçesinin miktar dışındaki tüm unsurlarına ıslah dilekçesinde de yer verilmesi gerekir ki, kısmi ıslahta bunun gereksizliği ortadadır. Somut olayda ıslaha konu usul işlemi dava dilekçesi olup, davacının dava dilekçesindeki diğer unsurların aynen devam ettiği yönünde iradesinin mevcut olduğu, bunun ayrıca ve özel olarak belirtilmesinin gerekmediği kabul edilmelidir.
Dava konusu miktarın artırılması suretiyle davanın kısmen ıslahı ile ek dava bazı yönlerden benzerlik gösterse de, esas itibariyle farklı müesseseler olduklarından ıslahla ilgili sorunların yine ıslah müessesesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla kısmi ıslahla ortaya çıkan hukuki sorunların ek dava müessesesi ile çözümlenmesi her zaman doğru olmaz. Bu bağlamda temerrüt dolayısıyla faizin başlangıcı ve zamanaşımına ilişkin sorunların çözümü yönünden kısmi ıslah ile ek dava paralellik göstermekte ise de, ek davada faize karar vermek için talep şartı kısmi ıslahta aranmamalıdır. Başka bir anlatımla, dava dilekçesinde faiz istenmiş olması kaydıyla, miktar artırmak suretiyle yapılan kısmi ıslahta ayrıca faiz istenmesi gerekmez.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olup, yukarıda açıklanan sebeplerle ıslah dilekçesinde ayrıca faiz istemesine gerek olmadığından, kıdem tazminatı dışındaki talepler bakımından ıslahla artırılan miktarlara da faiz yürütülmemesi hatalı olup, mahkeme kararının bu sebeple bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yönündeki görüşüne katılamıyorum. 07.06.2013