YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11040
KARAR NO : 2013/11292
KARAR TARİHİ : 22.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 69 parsel sayılı 13.567.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … Tüzel Kişiliği aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin çayır niteliği ile davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının, tutunduğu 30.01.1977 tarihli senet gereği gibi uygulanmamış, senedin dayanağı olan Kanuni evvel 301 tarih 62 ve 63 nolu tasdiksiz yoklama kayıtları dosya arasına getirtilmemiş, davacının 15.07.2007 tarihli dilekçe ile bildirdiği tanıkları …, …, …., … dinlenmemiştir. Zirai bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor bilimsellikten uzak, kendi içinde çelişkili, taşınmaza ait fotograflarıda içermediği için denetime elverişli değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacının satış senedinin dayanağı olan Kanuni evvel 301 tarih 62 ve 63 nolu tasdiksiz yoklama kayıtları 14.09.1965 tarihli Tapu Müdürlüğünce verilen belgenin bir örneği de eklenerek Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, dosya arasında bulunan 14.09.1965 tarihli belge örneğinin aslının Kangal Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/6 Esas sayılı dosyasında olduğudu belirtildiğine göre söz konusu dosyada getirtilerek içeriğinde bulunan ve dosyamızla ilgili olabilecek kayıt ve belgelerden yararlanılmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek daha önceki keşifte dinlenmemiş üç yerel bilirkişi; davacı ve davalının bildirmiş olduğu ve yukarıda isimleri zikredilen tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacının tutunduğu satış senedi ve bulunması halinde yoklama kayıtları taşınmaz başında usulüne uygun şekilde uygulanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisinden keşifte alınan beyanları ve uygulanan kayıtları denetlemeye elverişli şekilde rapor hazırlanması istenilmeli, zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmesi suretiyle ve taşınmazın niteliği hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli taşınmazın değişik yönlerden gösterir şekilde renkli fotoğraflarını içerir şekilde rapor alınmalı, çayır niteliğinde bulunan taşınmazların otunun biçilmesi suretiyle kullanılması halinde ekonomik amaca uygun kullanım olabileceği ve şahıslar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşebileceği hatırda tutulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.