Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17308 E. 2021/11073 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17308
KARAR NO : 2021/11073
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6183 sayılı yasadan kaynaklanan tasarrufun iptali davası hakkında mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/04/2011 günlü karara karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi tarafından incelenmesi sonucunda kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi üzerine Mahkemece verilen 09/05/2013 günlü kısmi direnme kararının Yargıtayca incelenmesi için, dava dosyası Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiş ve Hukuk Genel Kurulu’nun 02/03/2021 gün ve 2021/17-200 E.-2021/175 K. sayılı ilamı ile Hukuk Genel Kurulunun 02/03/2016 tarihli ve 2014/17-415 E., 2016/222 K. sayılı kesinleşen kararı uyarınca davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosyadaki kağıtlar ile direnme kararı okundu.
K A R A R
Hukuk Genel Kurulu’nun 02/03/2016 tarihli ve 2014/17-415 E., 2016/222 K. sayılı ilamında; uyuşmazlığın; dava konusu iptali istenen tasarrufun yapıldığı 14/03/2008 tarihinde davalı …’in vergi borçlusu diğer davalı … Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi gereğince kanuni temsilcisi olup olmadığı noktasında toplandığı, bozma ve direnme kararının verilmesinden sonra, direnme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 19/03/2015 tarih, 2014/144 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararıyla “21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesine 04/06/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine” karar verildiği ve bu iptal kararının 03/04/2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden bu davaya uygulanabilecek olan Kanun metni Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 28/06/1960 tarih ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan eldeki davaya da uygulanmasının zorunlu olduğu, bu durumda Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının eldeki davaya uygulanarak, bu iptal kararından sonra oluşan yeni durum dikkate alınarak Özel Dairesince inceleme yapılması ve buna göre sonuca varılması gerektiğinin anlaşıldığı belirtilerek, işin esasının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmişse de; Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 08/12/2020 gün ve 2020/2425-2020/8227 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Anayasa Mahkemesi’nin 19/03/2015 tarih, 2014/144 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararıyla “21/07/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesine 04/06/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiş olup, iptallerine karar verilen bu fıkralar; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olması durumunda bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacaklarına dair olup, eldeki davada Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının da değerlendirilmesiyle davalı …’in şirketin yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilci olduğu dönemde doğan vergi borcundan zaten sorumlu olacağının anlaşılmasına göre; Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nce verilen 25/04/2012 gün 2011/10682 E.-2012/5132 K. Sayılı bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, Anayasa Mahkemesinin 25/07/2017 tarih 2014/15237 Esas sayılı Kararı,Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 11/12/2018 Tarih 2013/1 Esas 2018/1 Kararında da belirtildiği gibi, kamu borçlusu …’in şirketin kurulduğu 24/12/2003 tarihinden 15/11/2007 tarihine kadar çift imza ile yetkili, 25/04/2008 tarihinden sonra yine yetkili olmasına, borcun 2004-2009 dönemine ilişkin bulunmasına göre, Mahkemece verilen kısmi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6763 Sayılı Kanunun 43.maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK’nun 373.maddesinin 5.fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 27/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.