YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13093
KARAR NO : 2013/13687
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, ihbarname dağıtma parası ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş ve Karel İnşaat Ltd. Şti. avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde sayaç okuma personeli olarak 1.100,00 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, izin, vergi iadesi, fazla çalışma, hafta tatili ve ihbarname dağıtma parası alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı İGDAŞ, davacı ile aralarında bir iş ilişkisi olmadığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Karel İnşaat Elektrik Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., davacının asgari ücretle çalıştığını, ihalenin kaybedilmesi sebebi ile davacının belirli süreli iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacının kendi isteği ile işten ayrılarak ertesi gün ihaleyi yeni alan şirkette çalışmaya başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, dinlenen davacı tanıkları, ücretlerinin elden ödenen kısmının son üç-dört aydır ödenmemesi sebebi ile diğer davacılarla birlikte işi bıraktıklarını beyan etmişlerdir. Davalı tarafından sunulan ve davacının el yazısı ile yazılan istifa dilekçesinde ise, “şirketinizden kendi isteğim ve arzumla ayrıldım. Şirketinizden tüm maaş alacaklarımı aldım. Hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır.” denildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ile davacının fazla çalışma yaptığı ve fazla çalışma ücretlerinin işverence ödenmediği anlaşıldığından, ödenmeyen fazla çalışma alacağı sebebi ile iş sözlemesinin işçi tarafından haklı sebeple feshedildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda; iş sözleşmesini haklı sebeple fesheden davacı kıdem tazminatına hak kazanır ise de ihbar tazminatına hak kazanamayacağı için ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca davacının çalıştığı işyerinin faaliyet gösterdiği alanda uzman bir bilirkişiden de görüş alınarak davacının fesih tarihindeki gerçek ücreti saptanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; feshin kesinleştiği tarih itibariyle ücretin tespiti emsal ücret araştırması yapılarak belirlendikten sonra davacının alacakları hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
4-Davalı işyerinde ayın kaç günü çalışıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının ayın yirmi günüde çalıştığının kabulü ile dava konusu alacaklarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalılar arasındaki bir kısım hizmet alım sözleşmelerinde ve teknik şartnamelerde sayaç okuma işlemlerinin her ay onbeş gün içinde bitirileceği belirtilmiş olup, aksi yönde yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından, davacı tanıkları da davalı taraf ile husumetli olduğundan çalışma süresinin ayda onbeş gün olarak kabulü gerekir. Davacının hüküm altına alınan alacakları buna göre hesaplanmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile ayın yirmi gününde çalışıldığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.