YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3242
KARAR NO : 2012/1875
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 153 ada 2 parsel sayılı 6909,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … miras, yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen reddi ve kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 302,92 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, 6606.19 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 302.92 metrekarelik bölümü üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilerek davacı adına ve geri kalan 6606.19 metrekarelik kısmın ise ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tamamı devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirilerek tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmemesi ve çelişki giderilmeksizin hüküm oluşturulması isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, iki kişilik ziraatçı ve bir jeolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılarak, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, satın alma senedi yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliğini, komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten, eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden, taşınmazın arazi yapısı, taşlık ve toprak durumu, oluşum şekli ve süreci, çevresi ile ilişkisini, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve onaylanarak dosyaya konulmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ve davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.