Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6033 E. 2012/1248 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6033
KARAR NO : 2012/1248
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi

Davacı – Karşı Davalı: Bağ-Kur sigortalılığının ve almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,
Davalı-Karşı Davacı Kurum ise, davalı tarafından haksız olarak çekilen 18.310,00 TL’nın 01/06/2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Oda kaydının sahte olarak düzenlendiğine dair Kurum müfettiş raporu gereğince bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile karşı davacı Kurum un haksız ödenen 18.310.00-TL’nin karşı davalı -davacıdan tahsili istemine Ilişkindir.
Mahkemece davacının istemin kabulü ne karşı davanın ise reddine karar verilmiş ise de bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten,davacıya bağlanan yaşlılık aylığının Oda kaydındaki usulsüzlükler nedeni ile aylık şartlarının yitirilmesi üzerine iptal edildiği ,ayrıca aralarında davacının da bulunduğu sanıklar hakkında oda kaydında yapılan sahtecilik nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım suçlarından … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/199 E sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Görülmekte olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ceza davasında, haksız olarak emekliliğe esas hizmet süresi kazandığı iddia edilen davacı hakkında eylemin sabit olması ve davanın mahkumiyetle sonuçlanması durumunda, oda kaydının usulsüz olduğu ve kötü niyetinin kanıtlanmış olacağı ve hileli yolla sosyal güvenlik hakkı elde edilemeyeceğinden bu halde sosyal güvenlik durumunun doğrudan etkileneceği tartışmasızdır. Gerçekten Borçlar Yasası’nın 53. maddesine göre hukuk hakimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.
Yapılacak iş; davacı hakkındaki ceza davasının neticesi beklenerek bu hususun bekletici (ön) mesele yapılmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurum vekilinin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,07./02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.