Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1414 E. 2012/4649 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1414
KARAR NO : 2012/4649
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar …, … ve …’in beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir. Diğer taraftan aynı Yasa’nın 351. maddesi gereğince de şikayetçi dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olup, şikayet dilekçesinde sanıkların yetkilisi olduğu borçlu şirketin borcu karşılamaya yeter haczi kabil mal varlığına tesadüf edilmediği, alacaklıları zarara uğratmak için bütün mal varlığını kaçırdığını, iş yerini kapatarak piyasadan yok olduğu beyan edilerek şikayette bulunulduğu göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen iddiaların sübutu halinde eylemin başka bir suçu oluşturması karşısında temyiz isteminin reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.