Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1331 E. 2010/8094 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1331
KARAR NO : 2010/8094
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı dava dilekçesinde; Yöneticisi olduğu apartmanın davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, bu abonelik için davalı şirket tarafından 26.12.2007 tarihi itibariyle ödenmeyen 1 adet faturaya ilişkin olarak gecikme cezaları dahil 51.820,62.-YTL borcun bulunduğuna ilişkin elektrik kesme ihbarnamesinin gönderildiğini, yapılan müracaat üzerine, asıl borcun 36.768.32 YTL’ye indirildiğini ve tahakkuk eden faturanın nedeninin 28.2.1982 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar olan dönemde sayacın bir hanesinin noksan okunduğu tespit edildiğinden eksik faturalandırılma olarak açıklandığını belirterek, bu fatura yönünden borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde: Davacının borcunun, kullanılan sayacın son hanesinin eksik okunması nedeni ile doğmuş bulunduğunu, bu nedenle geriye doğru yeni tutar tahakkuk ettirildiğini, bu borcun içinde gecikme faizi ya da cezası bulunmadığını, taraflar arasındaki borcun sözleşmeden kaynaklandığını, belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yapılması zorunludur. HUMK.nun 388/3 maddesi mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller
2010/1331-8094
delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Mahkemece de davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, Hükmedilen rakama nasıl ulaşıldığı noktasında kararda her hangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı gibi, kararın usulün 388/3 maddesinde yer alan hususlarda taşımadığı anlaşılmaktadır. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararında usulün 388. maddesinde yer alan hususları kapsamı zorunludur. Mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 371.40 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.