Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/665 E. 2010/8855 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/665
KARAR NO : 2010/8855
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, yöneticisi bulunduğu … apartmanında davalıların eşi ve annesi olan dava dışı …’in de bir adet dairesinin bulunduğunu, davalıların anılan dairede herhangi bir hakları bulunmamasına rağmen apartmanın pis sularının anılan daireye aktığından bahisle aldıkları tespit raporuna dayanarak apartman yönetimine karşı uğranılan zarar ve kira tazminatı yönünden icra takibi başlattıklarını ileri sürerek bu takipten dolayı borçsuzluğun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, eski apartman yöneticisinin 16.10.1999 tarihinde verdiği taahhüt belgesi ile meydana gelen zararı üstlendiğini, bundan yeni yönetiminde sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, eski yönetici tarafından 16.10.1999 tarihinde taahhüt başlıklı belge verilsede taşınmaz malikinin dava dışı … olduğu, adı geçen şahsın 28.1.2003 tarihinde anılan dairenin intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak tapuda devrini davalılara verdiği, bu durumda oluşan zarar ve kira kaybına ilişkin tazminatı intifa hakkı sahibinin isteyebileceği, apartman yönetici olan davacıdan şahsi borç olarak talepte bulunulamayacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde davacı olarak bizzat kendi ismini yazmak ve dava dilekçesine eklediği 11.1.2007 tarihli Avukat …’a verdiği vekaletnamesinde de yine kendi
2010/665-8855
ismini belirtmek suretiyle apartman yönetimini temsilen eldeki davayı açmıştır. Oysaki dava apartman yönetimini temsilen açılıyorsa bu yön dava dilekçesinin başlık bölümünde belirtilmeli, avukata verilen vekaletnamenin de apartman yönetimini temsilen verildiği vekaletnamede açıkça belirtilmelidir. Gerçek kişi adına verilen vekaletname ile apartman yönetimi temsil edilemez. Hal böyle olunca bu yöndeki eksikliklerin giderilmesinden sonra işin esası incelenmesi gerekir. Mahkemenin apartman yönetimi adına avukata verilmiş bir vekaletnamenin ibrazını sağlamadan yazılı şekilde hüküm tesis etmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle bu aşamada davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.