Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/8946 E. 2012/11679 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8946
KARAR NO : 2012/11679
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Kargo A.Ş. vekili, husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı … Kargo Servisi A.Ş.’de işe iadesine, diğer davalıya yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … Kargo Servisi A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Buna karşılık, 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.

Davalı işyerinde, Kargo Operatörü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, kargoların gönderimi esnasında işverene doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayacak şekilde hileli eylemlerde bulunmak suretiyle işverenin aleyhine ve kendi lehine usulsüz işlemler yaparak, başka kişiler tarafından gönderilen kargoları, sözleşmeli müşteriler gönderiyormuş gibi gösterip, düşük fiyatlarla gönderimde bulunarak aradaki ücret farkını almak suretiyle haksız kazanç elde ettiği ve bu işlemi müteaddit kez yaptığı gerekçesiyle haklı sebeple feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının, indirim hakkına sahip olmayan müşterilerin kargo işlemlerini, indirim hakkına sahip müşteriler tarafından gerçekleştiriliyormuş gibi göstererek, gönderimde bulunarak davalı işvereni zarara uğrattığı sabittir. Davacının eylemleri, işverene karşı doğruluk ve bağlılıkla çalışma yükümlülüğüne aykırı olduğu gibi, fesih için haklı sebep teşkil eder. Bu itibarla, mahkemece, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 29.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.