Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/4328 E. 2012/20514 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4328
KARAR NO : 2012/20514
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 71.157.02 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılar vekilince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/11/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm,davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava,29.09.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 9.1 oranında iş göremezlik durumuna düşen davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıdaki nedenler ile yerinde değildir.
a) Davacının davalı işyerinde asansör tamir bakım işinde çalıştığı sırada iş kazası sonucu % 9.1 oranında sürekli iş göremezlik durumuna düştügü olayda davacının %20 davalı işverenliğin % 80 oranında kusurları olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının maddi zarar hesabına esas alınan ücretin belirlenmesine ilişkindir.Gerçekten davacının işyerinde aylık 850.00-TL ücret ile çalıştığı ve bu ücretin net asgari ücrete göre 2.24 kat fazla olup iş niteliğine ve işyeri kayıtlarına uygun olduğu açık iken 22.07.2011 tarihli hesap raporun da ücretin aylık 1.725.00-TL alınarak 5.42 kat asgari ücret oranı ile hesaplama yapılarak mahkemenin de bu rapora göre tazminat belirlemesi hatalı olmuştur.Bu yönden yapılacak iş; iş niteliğine de uygun olan 29.09.2004 tarihinde davacıya ödenen aylık 850.00-TL bürüt ücretin netleştirilmesi ile bulunan net asgari ücretin 2.24 katı esas alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret artışları da nazara alınarak tazminatı yöntemince belirlemektir.
b) B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000.00-TL manevi tazminatın fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
20/11/2012 günün de oybirliğiyle karar verildi.