YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1332
KARAR NO : 2012/8049
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında … Köyü 166 ada 17, 173 ada 55 ve 102 ve 185 ada 57 parsel sayılı 983.27, 1288.26, 1465.16 ve 1147.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …’ın tasarrufunda bulunduğu ancak sit alanı içinde kaldığı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … … oğlu … irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, taşınmazların adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle davacıya isabet ettiği, taşınmazların doğal sit alanı içinde kaldıkları ancak 2863 sayılı Yasa’nın değişik 11. maddesi gereğince doğal sit alanlarında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iktisabın mümkün hale geldiği, taşınmazların kıyı kenar çizgisi dışında kaldıkları gerekçesiyle hüküm tesis edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda belirtilen gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesinde “korunması gerekli kültür varlığı” olduğu şerhi bulunmasına rağmen mahkemece bu konuda araştırma yapılmamıştır. 2863 sayılı Yasa’nın 11/1. maddesi uyarınca, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemezler. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek mahkemece çekişmeli taşınmazlar üzerinde tescil ve ilan edilen kültür varlığının bulunup bulunmadığı ve arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı hususları ilgili idareden sorulmalı, uzman arkeolog ve fen bilirkişisi marifeti ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, uzman fen bilirkişisinden sit haritası ile kadastro paftasını çakıştırılarak taşınmazların sit haritası karşısındaki konumunu belirlemesi istenmeli, uzman arkeolog bilirkişisinden, taşınmazlar üzerinde kültür varlığı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor istenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.