Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5862 E. 2010/6449 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5862
KARAR NO : 2010/6449
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının … plakalı çekici aracının 16.07.2005 tarihinde silindir kapak contasının yanması üzerine, davalı tarafından tamir edilerek 18.07.2005 tarihinde aracın davacıya teslim edildiğini; ancak, 26.07.2005 tarihinde silindir gömleğinin kırıldığını ve biyel kolunun motor gömleğini patlattığını; bu arızanın gerçekleşmesinin kesin sebebinin, davalı tarafından takılan contanın çıkarılan contadan (3 mm) küçük olarak takılmasının olduğunu ileri sürerek; davalının edimini ayıplı ifa etmesi sonucu oluşan hasarın giderim bedeli olan 21.261,36 TL ile 100,00 TL kâr kaybının davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının, aracın sadece contasını değiştirdiğini, arızanın conta değişiminden sonra aracın 30-40 km yol yaptığını ve teslimden (8) gün geçtiğini; oysa, oluşan hasarın conta değişimine bağlanamayacağını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak, davacıya ait … plakalı MAN çekici aracın yanmış olan silindir kapak contasının 16.07.2005 tarihinde davalı … tarafından değiştirilmesi işinin yapılması için yanlar arasında “sözlü sözleşme” yapıldığı ve davalı tarafından “conta değiştirme” işi yapılarak aracın 18.07.2005 tarihinde davacıya teslim edildiği tarafların kabulündedir.
Yanlar arasındaki akdî ilişki, hukuksal niteliğince, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere bir “eser” sözleşmesidir. Davacı, iş-eser sahibi; davalı ise yüklenicidir. Büyükçekmece Sulh Hukuk Hakimliği’nin 2005/397 D.İş sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucu 22.08.2005 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiş ve bu rapor, davaya dayanak alınmıştır. Bu bilirkişi raporunda, giderim bedeli uyuşmazlık konusu olan araçtaki hasarın oluşmasının kesin sebebinin davalı tarafından araçtan çıkarılan silindir kapağı contası yerine takılan contanın (3 mm) küçük olması gösterilmiştir. Mahkemece yaptırılan inceleme sonucu üç kişilik bilirkişi kurulunca sunulan 12.03.2008 günlü raporda ise; araçtaki hasarın biyel kolunun yağsız kalmış ve aşırı ısınmış olması sebebiyle yatağı sarmasından kaynaklandığı, bu hasarın contaya bağlanamayacağı; çünkü, silindir kapağı contasının (3 mm) küçük olmasının su ve yağ kaybına yol açmayacağı, kaldı ki, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde, hareket ve yağ göstergelerinin kesinlikle sürücüyü uyarmasının gerekeceği, yeni takılan contanın yanmadığı, açıklanmış ve conta değişimi öncesi meydana gelen hararet sonucunda yapılması gereken bir dizi tamirat ve bakımın ihmal edilmiş olmasının hasarın oluşmasına sebep olduğu bildirilmiştir. Uzman bilirkişi kurulunun belirtilen raporu değerlendirildiğinde, yüklenici davalı tarafından yapılan “conta değiştirme” işinin ayıplı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Çünkü, ayıp, bir malda ya da yapılan eser de sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Az yukarıda da açıklandığı üzere; yanlar arasındaki sözleşmenin konusu “Davacıya ait aracın silindir kapağı contasının yüklenici davalı tarafından yenisi ile değiştirilmesi” işidir. Bilirkişi kurulu raporunda da tekniğine uygun şekilde açıklaması yapılarak, davalı tarafın yaptığı işin ayıplı olmadığı ve hasarın, değiştirilen contanın hasarlanmasıyla oluşan aşamada gerçekleştiği bildirilmiştir. O halde davalı tarafından, yapılan işin ayıplı olmadığının kabulü gerekir. Buna göre de, ayıplı iş sonucu oluşan zarardan söz edilemez ve Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi hükmüne dayanak alınarak da maddi zararın giderilmesi istenemez.
Davalı yüklenicinin “genel ihbar yükümlüğünün” bulunup, bulunmadığının değerlendirilmesine gelince; Borçlar Kanunu’nun 357/III. maddesi gereğince, iş-eser yapılırken iş-eser sahibinin verdiği gereçlerin veya gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır veya eserin noktası noktasına düzenli olarak yani gereği gibi veya zamanında meydana getirilmesini tehlikeye koyacak başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen eser sahibine bildirmek, eğer bildirmezse, bunun sonuçlarına kendisi katlanmak zorundadır. Bilirkişi Kurulu raporunda da açıklandığı üzere, davalının kullandığı conta yanmamıştır, bozulmamıştır ve conta değişiminden oluşan hasara da sebebiyet vermemiştir. Başka bir anlatımla BK’nın 357/III. maddesinde öngörüldüğü gibi, yüklenici, silindir kapağı contasını gereği gibi yeterli malzeme kullanarak noktası noktasına düzenli olarak yapmıştır. Bu durumda da, davalının genel ihbarda bulunması yani onarım işinden önceki hasarları incelemesi gereğinden sözedilemez. Kaldı ki, davacının davalıdan tam bir tamirat ve bakımında yapılmasını istediği ve davalının bu işleri yapmadığı ileri sürülmediği gibi; bu gibi işlerin, yanlar arasındaki sözleşmenin konusu olmadığı da açıktır.
Açıklanan tüm bu sebeplerle, davalı yüklenicinin, davalıya karşı özen ve sadakat borcuna aykırı davranmadığı ve onarım gideri dava konusu olan hasarların oluşmasına davalının kusurlu eylem ve işlemlerinin etkili olmadığı sabit olduğu halde; mahkemece, gösterilen gerekçelerle 21.261,36 TL hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.