YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2318
KARAR NO : 2010/2659
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 50, 51, 52, 54 ve 55 parsel sayılı 10.053,87, 7.509,06, 18.078,45, 23.697,94 ve 22.032,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine dayanağı olan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, dava dışı 125 ada 57 ve 59 sayılı parsellere uyduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmayıp, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece dayanak tapu kayıtları mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, tapu uygulamasında çekişmeli taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsellerin dayanağını oluşturan kayıtlardan yararlanılmamış, yerel bilirkişilerin ve tespit bilirkişilerinin tapu kayıtları hudutları ile ilgili soyut beyanları ile yetinilmiş, taşınmazların kimden geldiği, hangi tarihten bu yana kim tarafından ne şekilde kullanıldığına yönelik yeterli araştırma da yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, davacı taraf dayanağı olan tapu kayıtlarının oluşumuna esas tüm belgeler ile varsa haritası getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtları okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar sorularak yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kaydı hudutlarının arz ettikleri özelliklerle, taşınmazların tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye, uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının kapsadığı alanın davaya konu parseller içerisindeki konumunu gösterir ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, davalı tarafın 20 yılı aşkın zilyetliğinin tapu kaydının oluşumundan geriye doğru olması gerektiği gözardı edilmemeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 05.04.2010 gününde oybirliğliyle karar verildi.